Orta Yolda Olmak

…Kendimiz olmak ile topluluğun bir üyesi olmanın ortası!.. Kendimiz olmak, kendi aklımızla düşünmek, kendi inisiyatifimizle karar vermek, yaptığımız işin sorumluluğuna da kendimiz sahip çıkmak demektir. Bu bir yürekliliktir ve bu yürekliliği gösteremeyenler, ya“biz” kavramına sığınma ucuzculuğuyla veya “sürüden ayrılanı kurt kapar” gibi bahaneler öne sürerek idare-i maslahat etmektedirler. Öbür tarafta ise  “Ben!..”  diye haykıran, toplumun binlerce yıllık tecrübe ve birikimiyle oluşturduğu değerleri ve toplumun ortak aklını hiçe sayan, “ben” diye konuşurken de esasında kendine ait hiçbir söz söylemeyen kibir ve gurur heykelleri vardır. “Ben” ve “Biz” kelimelerini yerinde kullanabildiğimiz, yeri geldiğinde “ben”, yeri geldiğinde “biz” olabildiğimiz zaman işin ortasını bulacağız.

Prof. Dr. Hasan Seçen, bu deneme yazısında “Orta Yol”da nasıl olunabileceğini tartışıyor. Yazıyı okumak için aşağıdaki linki tıklayınız.

http://hasansecen.blogcu.com/orta-yolda-olmak/5599368

Prof. Dr. Hasan Seçen, Nanoteknoloji Kulübünde Konuştu

Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin kurduğu Nanoteknoloji Kulubü,  adıyla ses getirecek bir kulüp olacağını, ilk başarılı organizasyonuyla ortaya koydu . Kulübün konferanslar zinciri kapsamında ilk konuşmacı olarak Prof. Dr. Hasan Seçen  davet edildi. 3 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen  konferansta, Prof. Seçen “Yaşamımızda Kimya” konulu bir konuşma yaptı. Konuşmasına, Pasteur’ün ” Bilim ve uygulamalı bilim diye iki ayrı bilim yoktur. Bir tek bilim ve onun uygulaması vardır” sözleriyle başlayan  ve kimyanın sağlıktan, inşaat, otomotiv, tarım, ulaşım, elektrik-elektronik ve savunma sanayiine kadar  hayatın her alanı ile ilişkilerini örneklerle dile getiren  Prof. Seçen’in konuşmasını öğretim üyesi ve öğrencilerden yaklaşık yüz kişilik bir grup takip etti.

Zor bulunan iyi fikir

….”Fikirlere adanmış internet siteleri ve bloglar olmasına rağmen bilgi açlığını doyurmak üzere tasarlanan Twitter, Facebook, My Space, Flickr ve benzerlerinde temelde bilgi alış verişi yapılıyor. Ancak buralardaki bilgi pek fikir üreten türden değil. Bu bilgi, bilgi sahibine kendisini iyi bilgilenmiş hissettirmek dışında büyük ölçüde yararsız. Ayrıca bu siteler, geçmişte fikirlerin olgunlaştığı basılı eserlerin yerini alıyor. Bunlar zihni dağıtan türden, düşünceye karşıt gelişmeler. Bir toplumun büyük düşünmeyi bırakmasının olası sonuçları son derece kapsamlı ve yıkıcıdır…”

Neal Gabler’in  eleştirel  yazısını okumak için aşağıdaki linki tıklayınız:

http://www.sabah.com.tr/NewYorkTimes/2011/08/22/zor-bulunan-iyi-fikir#