Rektör Seçimleri

 

 YÖK Başkanı Saraç: İlk 3’e gireni Cumhurbaşkanlığı’na gönderiyoruz.
XXXXXXXXXXXXXX
XXXXXXXXXXXXX
“...YÖK Başkanı Yekta Saraç, ilk kez uygulanan rektör atama kriterini anlattı, üniversiteleri değerlendirecek bir “Kalite Kurulu” oluşturulması gerektiğini söyledi. Bundan sonra üniversitelerdeki seçimlerde 4, 5, ve 6. olanların rektör olarak atanma şansı olmayacak. Saraç’ın ifadesine göre rektör olmak isteyenler en az ilk 3’de yer almak zorunda…”
http://www.sanalbasin.com sitesinin  yayınladığı haberi  okumak için TIKLAYINIZ.

XXXXXXXXXXXXXX

 Üniversitelerde Organize İllegal Yapılar ve Rektör Sorunu
XXXXXXXXXXXXXX
XXXXXXXXXXXXX
“…Bunca yıllık müktesebatımla tespitimin ana teması şudur: Üniversitelerdeki organize illegal yapıların, kulüp ve cemaatlerin üniversitenin kadrolarını ve mali kaynaklarını ifsat etmemeleri; kaynakların etkin ve verimli kullanım ve dağıtımının sağlanması; ilaveten üniversite öğretim üyelerinin dışlanmaksızın sisteme dahil edilmesi; akademik onurun yüceltilmesi ve tüm personelin kendini güven içinde hissedebilmesi için öncelikle ve ilk adımda rektörlük seçimleri kaldırılmalı ve üniversitelerdeki rektör sorunu çözülmelidir.
XXXXXXXXXXXXX
Prof. Dr. Enver Alpel Güvel,  www.regionpost sitesindeki “Üniversitelerde Organize İllegal Yapılar ve Rektör Sorunu”  başlıklı yazısında, üniversitelerdeki illegal gruplaşmış yapıları ele alıyor ve çözümler öneriyor .  Okumak için TIKLAYINIZ.
XXXXXXXXXXXXX
Yazarın  aynı konu üzerine  yazdığı ve YENİ ŞAFAK gazetesinde yayınlanan  “Mobbingci Rektörler” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

XXXXXXXXXXXXXX

 Üniversitelerimiz  ve Rektörlük Seçimleri 

“…Halâ aynı görüşteyim. Çok sayıda akademisyen aday çıkıyor. Seçimlerde kazanmak için birbirleri ile ilgili yıpratıcı bir mücadele içinde olabildikleri gibi, kendilerine taraftar olanlar ve olmayanlar biçiminde ne yazık ki, akademisyenleri de kutuplaştırabiliyorlar…

Prof. Dr. Zakir Avşar, 23-01-2016 tarihli http://www.superhaber.tv ‘de yayınlanan  yazısında rektör seçiminin kaldırılmasını öneriyor… Okumak İçin TIKLAYINIZ.

XXXXXXXXXXXXX

Bu yazı aday listelerine giremeyenlere 

resul tosun

“...Rektör seçimleri de aday belirleme yöntemleri de yasaldır ama demokratik değildir, adil değildir.

Ama yasal düzenlemeye itiraz etmeden aday olup seçilemeyince itiraz ederseniz sizin yaptığınız da tutarlı değildir, inandırıcı değildir.

Hem mevcut yasaya göre aday olacaksınız hem de sonuca itiraz edeceksiniz.

Hayır, önce antidemokratik yasaya itiraz edeceksiniz. Mesela rektörlük seçimlerine hiçbir  profesör aday olmasa seçimler yapılamasa! Mesela böyle bir tepki konsa. Koyuyor mu değerleri akademisyenlerimiz. Koymuyorlar….

Star gazetesi yazarı Resul TOSUN’un  rektör  ve milletvekili  adaylığı süreçlerini yorumladığı yazısı… Okumak için TIKLAYINIZ.

XXXXXXXXXXXXXX

Rektör Seçimleri 

“...Rektörlük seçiminde ilk altıya giren aday YÖK’e gönderilir. YÖK de ilk altı adayı mülakata alır …YÖK bir oylama daha yapar ve 6 adayı 3’e düşürür ve cumhurbaşkanı onayına sunulur. Cumhurbaşkanı da kanunun verdiği yetkiyi kullanarak üç adaydan birini atar. O zaman seçim bunun neresindedir?...”

Doç. Dr. Süleyman Doğan,  08-04-2015 tarihli  Türkiye gazetesindeki yazısında rektör seçimi için yeni bir model öneriyor.  Okumak için TIKLAYINIZ.

XXXXXXXXXXXXXX

Sanalistan’dan Üniversite Rektör Adaylarına Açık Mektup 

pierre

“…Bizim Sanalistan ülkesinde rektörler, etrafındaki yöneticileri, yardımcıları, ya ahbap-çavuş ilişkisine göre veya seçimlerde kendilerini destekleyenler arasından tayin ederler.  Bu öğretim üyeleri de rüyalarında göremeyecekleri makam ve mevkilerin, tatlı kazançların şükran ifadesi olarak her gün rektöre minnettarlık belirtirler. “Saygılarımı sunarım hocam”,  “Arz-ı hürmet ederim hocam”, “Allah sizi başımızdan eksik etmesin hocam…”, “Siz olmasanız bu üniversitenin hâli ne olur hocam?” ifadeleri bizim Sanalistan dilinde deyim haline gelmiştir...”

Dr. Pierre Cheerful’un Türk Yurdu 2008 yılı Nisan sayısında yayınlanan yazısı  rektör seçimlerine  mizahi bir eleştiri  getiriyor. Okumak için TIKLAYINIZ.

Offline: What is medicine’s 5 sigma?

Richard Horton

“…Dünyanın en ciddi tıp dergisinin editörü olarak tanınan Richard Horton, Lancet’in 11 Nisan’da piyasaya çıkacak sayısında tıp ve bilim dünyasını sarsacak bir yazı kaleme aldı. Horton yazısında “Geçen hafta Londra’da ‘Wellcome Trust’ta gerçekleştirilen bu sempozyum, günümüz biliminin en hassas mevzularından biri olan biyomedikal araştırmaların tekrarlanabilirliği ve güvenilirliğine yani en büyük insan buluşlarından birinde bir şeylerin temelden yanlış gittiği fikrine değiniyordu” diye yazdı.”

Harton’un  makalesi’nin   tam metin Türkçe çevirisi, 08 Nisan 2016 tarihli Yeni Söz gazetesinde yayınlandı. Okumak için TIKLAYINIZ.

Hoca’ya yakıştı

 

“…Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Aziz Sancar, “Batılı ülkelerin bilime yaptığı katkıyı bizim de yapmamız gerekir…” dedi.

11 Aralık 2015  tarihli Türkiye Gazetesinde yayınlanan haberin ayrıntısnı okumak için TIKLAYINIZ.

SANCAR HENÜZ SON SÖZÜNÜ  SÖYLEMEDİ

“…Hoş bir sürpriz oldu tabii, 30 yıla yakın emek verdiğimiz CBT’nin 1500. Sayısına Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü’nü aldığı haberleriyle, yorumlarıyla ve tebrikleriyle dolu olduğu, adeta bir özel sayı ile girmek…”

18 Aralık 2015 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Teknoloji ekinde  yayınlanan Orhan Bursalı‘nın yazısını  okumak için TIKLAYINIZ.

ŞİMDİLİK TÜRKİYE’YE DÖNMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM

“…Şimdilik Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyorum. Yaşım çok geç. 69 yaşındayım. Şimdi Türkiye’ye gel, yeni laboratuvar kur, yeni bir ekip kur, en az 10 yıl alacak bir süre. O zaman ben 80 yaşıma gelirim. Bu 10 yıllık süreyi orada devam eden çalışmaları sonlandırarak değerlendirmeliyim…”

Prof. Dr. Aziz Sancar’la yapılan ve 20 Aralık 2015 tarihli Takvim gazetesinde yayınlanan röportajı okumak için TIKLAYINIZ.

 

Ar-Ge harcamalarında yüzde 1 barajı aşıldı

“…TÜİK’in 2014 yılına ait Ar-Ge faaliyetleri araştırmasına göre, bir önceki yıl GSYH içerisinde yüzde 0,95’lik paya sahip olan Ar-Ge harcamaları, psikolojik seviye olan yüzde 1’i aşarak yüzde 1,01’e yükseldi.

Türkiye’de kamu kuruluşları, vakıf üniversiteleri, özel sektörler ve devlet üniversiteleri 2014 yılında, geçen yıla oranla yüzde 18,8 artış göstererek Ar-Ge’ye 17 milyar 598 milyon lira harcadı…” Haber Bilim Teknoloji sitesinin  haberini okumak için TIKLAYINIZ.

Beylerbeyi Vapuru Gecikse Ne Olur?

“…Beylerbeyi Vapurunun gidişi ve bir daha dönmeyişi bir dönemin kapanışı bakımından hüzünlüdür, acıdır, büyük bir yoksulluktur bu dönem insanı için. Peki, bu Beylerbeyi Vapuru neden kaçmıştır gönül limanlarımızdan. Bu vapur nezaket, nezahet, letafet ve zarafeti bir yaşama biçimi haline getirmiş o abide insanları alıp hangi rıhtıma demirlemiştir acaba?…”

Meryem Aybike Sinan’ın http://www.haber7.com sitesindeki yazısı bize kaybettiğimiz güzellikleri hatırlatıyor. Okumak için TIKLAYINIZ.