Aziz Sancar’dan bilim konuşmaları

Prof. Dr. Aziz Sancar. Görsel: www.wikipedia.org

Manevi kızı Aziz Sancar’ı anlattı


Prof. Dr. Aziz Sancar’ın “manevi kızı” Prof. Dr. Nedime Serakıncı, “Aziz hocamızı bir tek kelime ile tanımla derlerse ‘azim’ derim. ‘Gençken 18 saat çalışırdım, şimdi artık yaşlandım, 12 saat çalışıyorum’ diyor. O aslında bizlere ve bizden de genç olanlara çok güzel bir örnek” dedi.

11 Mart 2022 tarihli Aydınlık gazetesinde haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

Aziz Sancar, öğrencilik yıllarını ve bilimsel çalışmalarını TRT Haber’e anlattı

Öğrencilik yıllarını ve bilimsel çalışmalarını TRT Haber’e anlatan Prof. Dr. Aziz Sancar, “Türkiye her zaman kalbimdedir. Türkiye’yi her zaman özlerim. Önemli olan benim için Türkiye’nin kalkınması, bilimde kuvvetli olmasıdır” dedi. Prof. TRT Haber muhabiri Cansu Doğan’ın 19 Şubat 2022 tarihli haberini okumak için TIKLAYINIZ.

Temel bilimlere öncelik vermeliyiz


Prof. Dr. Aziz Sancar, Azerbaycan İktisat Üniversitesince (UNEC) Bakü’de düzenlenen “Ekonomi Forumu” kapsamında bilim insanları ve öğrencilerle bir araya geldi. İşgalden kurtarılan Azerbaycan toprağı Karabağ’ın her zaman gönlünde yer edindiğini belirten Sancar, Azerbaycan’ın Karabağ zaferiyle “özgürlük verilmez, özgürlük kazanılır” gerçeğini ortaya koyduğunu vurguladı.
Prof. Sancar konuşmasında Türk dünyasının bilimde güçlü olması için takip etmesi gereken ilkeleri de dile getirdi.

Anadolu Ajansı‘nın 1 Aralık 2021 tarihli haberini okumak için TIKLAYINIZ.

Bilim insanı olmak isteyen gençlere tavsiye: Bilim, meşakkatli bir iştir.

Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) ADF Visitors Corner (Ziyaretçi Köşesi) uygulamasına bir video mesaj ile katılan Prof. Dr. Aziz Sancar, bilimin meşakkatli bir iş olduğunu ve bilimde başarılı olmak isteyen gençlerin inatçı olmaları gerektiğini ifade etti.


Prof. Sancar, gelecekte bilim insanı olmayı hayal eden gençlere ”Bilim, meşakkatli bir iş. Deneylerin yüzde 80 ila 90’ı işe yaramaz. İnatçı olmalısınız, çok çalışmalı, bilimsel teknolojiyi takip etmelisiniz. Bilim dünyasında neler olup bittiğini işinize uygularsanız başarılı olursunuz” diyerek seslenen Sancar, ”Hipotez oluşturmanın ve bunu kanıtlamak için deneyler yapmanın en zor yanı, vakaların yüzde 80 ila yüzde 90’ında ya hipotezin yanlış çıkması ya da deneylerin işe yaramamasıdır” diyerek bilimsel çalışmaların zorluğuna değindi.

Prof. Dr. Sancar’ın bilimde başarılı olmak için doğru soru sorma, teknolojiyi kullanma ve azimle çalışmanın önemini dile getirdiği görüşlerini içeren —Webtekno internet sitesi yazarı Nagehan Çavuş tarafından hazırlanan— yazıyı okumak için TIKLAYINIZ:

BUMİAD’ın 2021 yılı “Cumhuriyet Ödülleri”

Bursa Mimar ve Mühendisler Derneği’nin (BUMİAD) her yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda verdiği “Cumhuriyet Ödülleri” bu yıl (2021) Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Ersan Şen ve duayen öğretmen Nurten Ceyhan’a verildi.


Ödül törenine katılamayan Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ödülünü Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve Herkese Bilim ve Teknoloji dergisi yayın danışmanı Orhan Bursalı aldı. Prof. Dr. Aziz Sancar, —ödül töreninde Orhan Bursalı tarafından okunan mesajında— “Atatürkçülük” ve “Cumhuriyet”e vurgu yaparak, Türkiye ve Türk dünyasının yükselmesi ve mutluluğu için bilimin ışığında hareket edilmesi, din ve inanca saygı gösterilmesi, kadın-erkek eşitliği ile eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması yanında din, bilim ve siyasetin kendi alanlarında hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Haberin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

Bilim sadece okumakla öğrenilmez, yapmakla öğrenilir

Özlem Yüzak ve Orhan Bursalı, 16 Ekim 2021 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan röportaj yazılarında, TÜBİTAK’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelerek TEKNOFEST’e katılan Prof. Dr. Aziz Sancar’la geçirdikleri yarım günü, sohbetlerini ve izlenimlerini anlatıyorlar:
“…ABD’den önce Özbekistan’a uçmuştu. Oradan da İstanbul’a. Özbekistan’a bu ilk gidişi değil. Bir dönem dünya bilimine oradaki toprakların damgasını vurmuş olması, Uluğbey Medresesi, Buhara, Semerkant… Hepsi gözlerini yaşartacak kadar heyecanlandırıyor onu….

“...Kendi dönemi ile şimdiki arasındaki farkı “Bilim sadece okumakla öğrenilmez, yapmakla öğrenilir. Biz okuyarak öğreniyorduk, şimdiki çocuklar deneyerek öğreniyorlar. Bu önemli” diye açıklıyor…


Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Liyakate dayanan bilim olmadıkça Türkiye asla ilerleyemez

Prof. Dr Aziz Sancar, Sultan Uçar‘la yaptığı ve 30 Eylül 2021 tarihli Sözcü gazetesi’ nde yayımlanan söyleşide bilim, bilim kültürü, bilim politikaları ve uygulamalar üzerine görüşlerini dile getirdi.

“…Politikacılar bilimin dışında kalsın, bilim insanları da politikaya karışmasın. Liyakata bağlı bilimsel destekleme yapılsın. Bilimsel desteklemeler, laboratuvar imkanları, iş imkanları, profesörlük unvanları vermek gibi işlerde, ‘akrabaymış, bir tanıdığın oğluymuş kızıymış gibi işleri bıraksınlar…”

… Beni bile, ‘Bir tanıdığın oğlu, kızı torpil yap’ diye arıyorlar. Bu devam ettikçe biz ilerleyemeyiz. Torpilsiz yani liyakate dayanan bilim olmadıkça Türkiye asla ilerleyemez. Liyakati çok büyük harflerle yazmalıyız. Liyakata dayanan bilim adamına saygı duyulmalı. Bilinçli ve çok güzel çalışıp üreten bilim insanları rahat bırakılmalı…”

Bilim, politika ve dinin farklı alanlar olduklarını ve her birinin diğerinin sınırlarına girmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sancar’ın Türkiye’nin bilimde başarı ve atılım gerçekleştirebilmesi için dikkate alınması gereken önemli konuları dile getirdiği röportajın tamamını okumak için TIKLAYINIZ.

En büyük gaye, Nobel değildir, kitaptır.


TÜBİTAK Fen Lisesi’ni ziyaret eden Prof. Dr. Aziz Sancar, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü’nde öğrencilere konferans verdi. Başarmak için yılmadan ısrarla çalışmak gerektiğini anlatan Aziz Sancar, kendisinin Nobel ödülü almayı düşünerek çalışmadığını, kendisini Nobel’e kimin aday gösterdiğini de bilmediğini de dile getirerek “…En büyük gaye, Nobel değildir, kitaptır. 100 sene sonra benim buluşlarımı sizin gibi Türk çocukları okuyacaklar ve ‘bunu bir Türk yaptı’ diyecekler. Benim gayem oydu. ” dedi.

Odatv4.com‘un 24 Eylül 2021 tarihli haberinin tamamını okumak için TIKLAYINIZ.

21. Vehbi Koç Bilim Ödülü Prof. Dr. İvet Bahar’a verildi

Prof. Dr. İvet Bahar; Görsel: wwww.gazeteoksijen.com

Prof. Dr. İvet Bahar, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde fiziksel kimya alanında yaptığı doktora çalışmasını 1987 yılında tamamladı. Doktorasından sonra İTÜ ve Boğaziçi Üniversitelerinde çalıştı. 2001 yılından itibaren Pittsburgh Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Polimer istatistiksel mekaniğinin temel kuram ve yöntemlerini biyomoleküler yapı ve dinamiklere uyarlayan Bahar, bu kuram ve yöntemlerin proteinlerin kolektif dinamiklerini incelemek için kullanılmasına öncülük etti. www.wikipedia.org

Haftalık Oksijen gazetesi, 25.02.2022 tarihli haber yazısında Prof. Dr. İvet Bahar’ın genç bilim insanlarına yaptığı tavsiyelerini yazdı: “Benim bir misyonum da gelecek nesillere örnek olmak, ışık tutmak; onların sahip oldukları yeteneklerini daha da geliştirmelerine ve kullanmalarına yardımcı olmak… Genç kızlara, özellikle de akademik kariyer için bilim dünyasını seçecek kişilere hitaben vurgulamak istediğim çok önemli bir konu; isterseniz, arzu ederseniz ve bunu gerçekleştirmek için gerekli emeği sarf ederseniz yapamayacağınız hiçbir şey yok. Yeter ki karşınıza çıkacak engellere göğüs gerecek, yolunuza şaşmadan devam edecek kararlılığı gösterebilin“.

Haberin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

34. Ulusal Kimya Kongresi (1-6 Eylül 2022)

Ülkemizde ilk ulusal kimya kongresi, “Kimya Simpozyumu 1984” ismiyle 1984 Yılında Atatürk Üniversitesi‘nde gerçekleştirildi. 2022 yılında yapılacak olan 34. Ulusal Kimya Kongresi, 1-6 Eylül 2022 tarihleri arasında Yalova Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü‘nün ev sahipliğinde Yalova’da gerçekleştirilecek.

Ev sahibi üniversite ve Türkiye Kimya Derneği beraberliğinde düzenlenen önceki kongrelerden farklı olarak bilim topluluğunun endüstriyle olan koordinasyonunu sağlamak ve üniversite-sanayi iş birliklerini arttırmaya yönelik olarak 34. Ulusal Kimya Kongresinin koordinasyonu Türkiye Kimya Derneği ve Hayat Kimya tarafından birlikte yürütülecek.

Kongreyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için bakınız: 34. Ulusal Kimya Kongresi Web Sayfası

S. Ahmet Arvasi’de Bilime Bakış ve Tefekkür

S. Ahmet Arvasi (1932-1988) Görsel: www.wikipedia.org

“…‘Kendini bil!’ emrini ne ilk defa Sokrat ifade etti, ‘insanın bir meçhul olduğunu’ ne de ilk defa Alexis Carrel keşfetti. İnsan, kendini var olduğu günden beri aramaktadır ve daha da arayacağa benzer…Biz, kendimizi aramaktan değil, kendimizi bulmak ümidini yitirmekten, yahut kendimizi aramak çabasını bırakmaktan korkmalıyız.” S. Ahmet Arvasi.

S. Ahmet Arvasi Cumhuriyet dönemi Türk fikir hayatının özgün isimlerinden birisi. Arvasi, kitaplarında, varlık, bilgi, akıl, zeka, şuur, bilim, din, kaos, düzen, hürriyet, determinizm, ahlak gibi kavramları hiçbir felsefi ekole tabi olmadan kendine ait bir üst bakış ve üslupla ele aldı, tartıştı, çıkarsamalar yaptı. Dokuz Sütun yazarlarından Hüdavendigar Onur, 12 Şubat 2022 tarihli yazısında S. Ahmet Arvasi üzerine Prof. Dr. Hasan Seçen‘le yaptığı bir söyleşiyi yayımladı.

Söyleşiyi okumak için TIKLAYINIZ.

Organik Kimya Reaksiyon Mekanizmaları

Metin Balcı. Organik Kimya Reaksiyon Mekanizmaları. 4. Baskı, Türkiye Bilimler Akademisi, 2021, Ankara. (710 sayfa). ISBN: 978-605-2249-78-9

*****************************************************************************

Prof. Dr. Metin Balcı‘nın 1980’li yılların başlarında ders notları olarak yazdığı Organik Kimya Reaksiyon Mekanizmaları, o yıllarda basit bir baskı tekniği olan teksir makinesi ile çoğaltılarak öğrencilere verilmekteydi. Öğrenciler, 20 yıla yakın bu teksirleri veya teksirlerin fotokopilerini veya fotokopilerin fotokopilerini kullanarak organik kimya mekanizmalarını öğrendiler ve organik sentez bilgilerini geliştirdiler.

Prof. Dr. Metin Balcı, ülke düzeyinde ders notlarına duyulan yoğun ilgiyi dikkate alarak bu ders notlarını 2008 yılında kitap olarak yayımladı. Kitabın ilk baskısını takiben 2009 yılında 2. baskısı, 2012 yılında da 3. baskısı yayımlandı.

Kitabın genişletilmiş 4. baskısının Türkçesi Kasım 2021’da Türkiye Bilimler Akademisi tarafından, İngilizce çevirisi de Aralık 2021’de Wiley-WCH yayınevi tarafından yayımlandı.

Organik kimyadaki yüzlerce reaksiyonun ortak noktalarını anlamaya yönelik hazırlanan eser temel kavramları ve yapı – etkinlik ilişkilerini ele alıyor. Eserin son baskısında, mekanizmaların daha kolay anlaşılmasına yönelik olarak yoğun emekle hazırlanan görsellerdeki renk ve şekil zenginliği dikkat çekiyor.

Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, kitabın 4. Baskının sunuş yazısında kitap hakkındaki görüşlerini aşağıdaki kelimelerle ifade ediyor:

“…İlk baskısı 2008 yılında Akademimiz tarafından yapılan ve sonraki yıllarda genişletilerek tekrar basılan kitap, organik kimyanın ne kadar sistematik bir bilim dalı olduğunu göstermektedir. Bu kitap çerçevesinde organik kimya reaksiyon mekanizmaları detaylı bir şekilde anlatılmış olup mekanizmalardaki ortak noktalar konunun daha iyi anlaşılması için ön plana çıkarılarak vurgulanmaktadır. Değerli Hocamızın birikimlerini yansıtarak meslektaşlarının istifadesine sunduğu ve alanında önemli bir boşluğu dolduran bu kitap özelikle lisans ve lisansüstü öğrencilerimiz başta olmak üzere konuya ilgi duyan öğretim üyelerimiz için de oldukça faydalı olacaktır.


Ülkemizde ders kitapları genel olarak yabancı kaynaklar tarafından Türkçeye tercüme edilmek­tedir. Akademimiz tarafından yayımlanan bu kitap ise WILEY-VCH tarafından incelemeye alınmış ve farklı dillere çevrilerek yayımlanmasına karar verilmiştir. Kitap şimdi İngilizce olarak yayıma hazırlanmaktadır. Kitabın Almanca ve Çince dillerindeki tercüme hakları da talep edilmiş ve bu haklar WILEY-VCH’e devredilmiştir. Ulusal ve uluslararası bilim dünyasında oldukça teveccüh görmüş ve görecek olduğuna inandığımız bu değerli eserin tüm öğrencilerimize, araştırmacılarımıza ve bilim insanlarımıza faydalı olmasını diliyorum
…”

Bilim Kahramanları Derneği’nin Genç Bilim İnsanları Ödülleri Açıklandı

Görsel: www.mynet.com

Bilim Kahramanları Derneği tarafından her yıl verilen Genç Bilim İnsanı Ödüllerinin bu yıl dokuzuncusu 6 genç bilim insanına verildi. İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinden Dr. Arif Engin Çetin; Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Elif Çadırcı; Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden İsmail Öçsoy; Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Doç. Dr. Mustafa Serdar Önses; Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesinden Doç. Dr. Şuayip Yüzbaşı ve Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Doç. Dr. Tuğrul Çetinkaya bu yılın bilim ödüllerinin kazanan isimler oldular. Genç Bilim İnsanı Ödülleri, her yıl farklı üniversitelerin rektörlerinin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor ve 38 yaşın altındaki genç bilim insanlarına veriliyor.

Mynet.com internet sitesinin konuyla ilgili ayrıntılı haberini okumak için TIKLAYINIZ.

Ödül töreninin tam kayıt Youtube videosunu izlemek için TIKLAYINIZ.

Atatürk Üniversitesi’nden “5 Haziran Dünya Çevre Günü” Etkinliği

Atatürk Üniversitesi, toplumsal katkı  misyonu  çerçevesinde  ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde  geniş katılımlı bir panel  gerçekleştirdi.

Panel, Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma  Merkezi Müdürü  Prof. Dr. Zeynep Ceylan’ın  moderatörlüğünde 5 Haziran  2021 tarihinde youtube üzerinden  canlı yayınla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Zeynep Ceylan, küresel ve çevresel sorunlarla birlikte pandeminin toplum üzerindeki sarsıcı etkilerini de dikkate alarak, etkinliği bir kutlama programı olarak değil, çevre problemlerinin farkındalığına yönelik bir program olarak tertiplediklerini belirtti.

Atatürk Ünivesitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Bayrakçeken Yurtcan yaptığı açılış konuşmasında dünya nüfusunun artışı ile birlikte temel ihtiyaçların da  arttığını, buna cevap vermek isteyen teknolojilerin beraberinde küresel ısınma, atık  bertarafı, biyoçeşitliliğin azalması  gibi küresel boyutta çevre sorunları oluşturduğunu, bu nedenle çocukluk döneminden başlayarak her yaşta  çevre bilinci ve farkındalığının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen panelde yaptığı “Yeşil ve Çevre Dostu Şehir: Erzurum” konulu konuşmasında;  çevre ve sürdürülebilirliğe yönelik olarak ağaçlandırma, atık suların arıtılması, doğal gazın yaygınlaştırılması, belediye araçlarının elektrikli araçlara dönüştürülmesi, atık toplama, atıkların  metanlaştırılarak elektrik enerjisine dönüştürülmesi kapsamında Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin Erzurum merkez ve diğer ilçelerde yaptıkları  faaliyetleri anlattı. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çok sayıda proje hazırlıkları içinde olduklarını  da dile getiren  Mehmet Sekmen, bu  bağlamda Erzurum il sınırları içerisinde yaptıkları 400’e yakın su toplama göletleri ile su kaynaklarının kontrolüne yönelik faaliyetlerini  anlattı.

Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan,“Yerel Yönetimler ve Çevre” konulu konuşmasında,  insanın her etkinliğinin çevreyle ilişkili olduğunu, çevreyi korumak hususunda  kurumsal  çerçevede yapılacak proje ve faaliyetlerde en büyük rolün yerel yönetimlerde olduğunu dile getirerek  Aziziye Belediyesi olarak içme  suyu, israfın önlenmesi, kaynakların etkin kullanımı, sıfır atık  ve termal seracılık kapsamında yaptıkları çalışmaları  anlattı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine de değinen Orhan, ilçe olarak tamamen çevreci bir süreçle 35 megawattlık  bir güneş enerjisi santraline hayatiyet kazandırdıklarını ve ilçenin elektrik enerji tüketiminin bir kısmını buradan karşıladıklarını ifade etti.

Çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin konuşmaları ile sürdürülen panelde,  Prof. Dr. Nazım Ercüment Beyhunİş Çevresi ve Sağlık Etkileşimi”; Prof. Dr. Hasan Seçen Çevre ve Etik”, Doç. Dr. Ece Ümmü DEVECİ Üniversitemiz ve Atık Yönetimi”, Doç. Dr. Çağdaş GönenTüketim Alışkanlıklarımızın Çevreye Etkisi”, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Ekmekyapar Torun  “Yaşam Kaynağımız Su” konulu  konuşmalarını yaptılar.

Panel konuşmalarını dinlemek için TIKLAYINIZ:

https://www.youtube.com/watch?v=3ZSk3aSlmOs

Çevremizi de tükettik, kendimizi de…

Fotoğraflar: Türkiye gazetesi, 05.06.2021

“….1965 yılında biz n’apıyorduk sahi?
Ümraniye’deydik o zamanlar…
Enerjiyi kesinlikle israf etmiyorduk, elektrik yoktu zira.
Su telefi de mevzubahis değildi, musluklar ıslık çalardı açınca. Küçük büyük, evin bütün erkekleri suya gider, tulumba çekmekten avuçların nasır tutar. Galvaniz kovaların sapı tel gibi incedir, elini yarar. Bir de altı dar, üstü geniş değil mi? Çalkalandı mı üst baş sırılsıklam.
Eh bu su boşa akıtılır mı? Gıdım gıdım kullanılır. Belki de bu yüzden boşa yanan ampule, damlatan musluğa dayanamayız hâlâ…

İrfan Özfatura, insana ve insanın yüreğine dokunan özgün haber-yorum yazılarıyla tanınan bir yazar. Özfatura, “Dünya Çevre Günü” üzerine kaleme aldığı ve 5 Haziran 2021 tarihli Türkiye gazetesinde yayımlanan yazısında küresel ölçekte yaşanılan çevre tahribatını kendine has üslubu ile anlatıyor ve çılgın tüketim hırsı içinde her şeyi tahrip eden bugünün insanına 1960’lı yılların İstanbul’unda yaşadığı yoksul çocukluk günlerini yansıtan bir ayna tutuyor.

Yazıyı okumak için TIKLAYINIZ.

Salgına Karşı Yerli ve Milli Teknoloji Ürünleri Günlük Hayatımızda

Görsel: © wikimedia.org

TÜBİTAK‘ın Covid-19 salgını ile mücadeleye yönelik açtığı çağrı programları kapsamında desteklediği projeler ile çok sayıda Türk firması yurt içi ve yurt dışında satışa sunulan onlarca ürün geliştirdi. Bir çoğu günlük hayatımıza giren bu yerli ve milli teknoloji ürünleri; yoğun bakım cihazlarından tanı, maske, ilaç, dezenfeksiyon, kişisel koruyucu elbise, bilişim uygulamalarına kadar çeşitlilik arz ediyor.

Konuyla ilgili Sonat Bahar’ın 24 Nisan 20221 tarihli Sabah gazetesinde yayımlanan “Salgına karşı yerli ve milli teknoloji günlük hayatımızda” başlıklı haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası

Doç. Dr. Mustafa Güzel. Resim: http://www.medipol.edu.tr

“…Bu yazıyı ele almadan önce şunu düşündüm: Türkiye’de artık yenilikçi ilaç veya “milli ilaç” diyebileceğimiz, bizim de bir ilacımız olabilir mi? Bunun için bir altyapı hazır mı? Yeterli derecede ilaç keşfinden tutun da Faz-I den Faz-III’e kadar ilaç keşif ve geliştirme çalışmaları yapabilecek kapasitede yeterli araştırmacı bilim insanı, akademisyen kaynağı ve donanımlı tesisler var mı? Ya da en azından bu tesisleri oluşturabilecek bir altyapı hazırlığı var mı? Yazımda bunlarla ilgili çalışmalara bakmak, detaylı verilere analiz etmek, ayrıca ilgili kurum ve kişilerin katkılarını ve son olarak bu konudaki şahsi düşüncelerimi aktarmak istiyorum.”

Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Güzel, organik kimya ve medisinal kimya alanlarında yaptığı çalışmaları ve başarılarıyla ulusal ve uluslarararası düzeyde tanınan bir bilim insanımız. Doç. Dr. Mustafa Güzel, “Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası” başlıklı yazısında uzun yıllardan beri içinde olduğu ilaç endüstrisindeki deneyimlerinin ışığında Türkiye’de ilaç geliştirme çalışmalarını ele alıyor. Doç. Dr. Mustafa Güzel’in yazılarını okumak için aşağıdaki linkleri TIKLAYINIZ

Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası : Link

Türkiye’de ilaç istismarı: Bonzai ile ölüme giden yol : Link

Statüko ve yerli ilaç üretimi: Link

Covid-19 Platformu Aşı ve İlaç Çalışmaları

“…Koronavirüste mart ayında faz-3 çalışmalarının tamamlanması için yoğun çaba sarf edilen yerli aşılarımıza dair kritik bilgilere ulaşıldı. Kayseri’de geliştirilen yerli aşı Nisan için gün sayarken, farklı teknikleriyle dünyaya örnek olacak 7 yenilikçi aşıda da çalışmalar hızlandı.”

“…TÜBİTAK Kovid-19 Platformu’ndaki 436 bilim insanının sürdürdüğü projeler Türkiye’nin yüz akı olacak. İlaç çalışmaları, virüsü yenilikçi çözümlerle yok etmeyi hedefliyor. Kovid-19 geçirenlerden alınan antikorların geliştirilmesiyle yapılacak ilaç projesi en dikkat çekeni...”

Mustafa Sait Özkan, 1-2 Şubat 2021 tarihli Sabah gazetesinde yayımlanan haberinde TÜBİTAK Kovid-19 Platformunda yer alan araştırma grupları ve projelerini anlatıyor.

Aşı çalışmaları haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ :  Yerli koronavirüs aşısında müthiş yöntem: Virüsün karşısına dublör çıkaracak

İlaç çalışmaları haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ : Virüse özgün antikor vuruşu

Prof. Dr. Yavuz Taşkesenligil’den açık eğitim materyalleri

 

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Yavuz Taşkesenligil, lisans eğitimini Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü’nde; Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Kimya bilim dalında organik kimya alanında yaptı. Prof. Taşkesenligil, uzun yıllar boyunca hem kimya bilim alanında, hem de eğitim bilim alanında araştırmalar yaptı ve dersler verdi. Kimya Bilimi ve Kimya Eğitimi alanlarında akademik çalışmaları yanında, kavramsal bilim öğretiminde çok başarılı eğitimci kişiliğiyle tanınan Prof. Taşkesenligil, eğitim amaçlı olarak hazırladığı ve son derece etkileyici görsellerle zenginleştirdiği Organik Kimya I-II dersi slayt sunumları ile Organik Kimya Laboratuvarı I -II ders notlarını açık ders materyali olarak http://yavuztaskesenligil.com/ sitesinden bilim topluluğunun istifadesine sundu.

Ders notlarına ulaşmak için TIKLAYINIZ

Prof. Dr. Yusuf Yağcı’dan “Bilimde Başarı” konulu konferans

Türkiye Kimya Derneği ve Genç Kimyacılar Platformu07 Kasım 2020 cumartesi günü saat:13:00‘da, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı‘nın konuşmacı olarak yer alacağı; “Bilimde Başarı: Öngörülemeyen Uzun Bir Yol” konulu çevrimiçi bir konferans düzenledi. Konferans ücretsiz olup, isteyenlere katılım sertifikasının e-posta ile gönderileceği bildirilmiştir.

Konferansa katılım için aşağıdaki linkten kayıt yaptırılması gerekmektedir.

https://us02web.zoom.us/webinar/register/WN_rmEm5lR0T8qLLnTRqiidJg

Bilişsel süper güç : Dostluk ve İşbirliği

Görsel : http://www.wikimedia.org

 

İnsanı yeryüzünde diğer canlılara karşı üstün yapan  en önemli özelliklerinden biri insanların kendi aralarında geliştirdikleri dostluk ve işbirlikleridir.

“…Diğer insanlarla, hatta yabancılarla, birlikte çalışma konusunda uzmanız. Hiç tanışmadığımız biriyle ortak bir hedef hakkında iletişim kurabilir ve bunu başarmak için birlikte çalışabiliriz…”

Özlem Yüzak’ın  konuyla ilgili  yazısını 11 Eylül 2020 tarihli Herkese Bilim ve Teknoloji dergisinde okuyabilirsiniz.

Bir hekimin korona gözlemleri ve uyarıları

Görsel: http://www.wikipedia.org

Rahim Er,  27 Ağustos 2020 tarihli Türkiye  gazetesindeki İmza isimli köşesinde “Halbuki Bugün Başka Bir Yazı Yazacaktım” başlıklı bir yazı yayımladı.  Bir doktorun korona gözlemlerini ve çok ciddi uyarılarını içeren bu yazıda bir korona hastasının  yalnızlığı ve acıları dramatize ediliyor ve yurttaş olarak  tavsiye edilen kurallara uymamızın niçin gerekli olduğu anlatılıyor:

“…Böyle bir paylaşım yapmak istemezdim ama sanırım tam zamanı. Gidiyormuş gibi algılanan korona, gümbür gümbür geliyor. Dikkatli olun. İşin kötüsü, hastalığınızda naz yapabileceğiniz, bir yudum su verecek hayat arkadaşınız, çocuğunuz ve candan bir akrabanız da yanınızda olamayacak.

Daha nasıl anlatılır bilemedim?
Gözlerinizi kapatın, ağır bir hastalık ânınızı düşünün, hani bütün kaslarınızın ağrıyıp kemiklerinizin sızladığı bir hastalığınızı. İnsanın saçının ucu ağrır mı, saçlarınızın ucu bile sanki ağrıyor; saçlı derinizin, başınızın ağrısından bahsetmiyorum bile!…”
Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ.

Salda Gölü ile Mars Jezero Kraterinin benzerlikleri

Fotoğraf : https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/aa/Saldives_Reflection.jpg

 

İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nurgül Çelik Balcı‘nın Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 13 Ağustos 2020 tarihli sayısında  yayımlanan “Jezero Krateri’ndeki (Mars) yaşam arayışında Salda Gölü’nün önemi” yazıda Salda Gölü ile Mars Jezero Krateri arasındaki  benzerlikler ele alınıyor.

“… Mars’ta Jezero Krateri’ndeki yaşam arayışında Salda Gölü’nün önemi neden büyük? İkisi arasında benzer mikrobiyal işaretlerin varlığı tartışılıyor. Ülkemiz ve tüm dünya için öncelikli korunması gereken Salda Gölü, bizleri zamanda yolculuğa çıkararak 4 milyar yıl önceki Jezero Krateri’nin kenarına taşıyabilir. Salda Gölü sayesinde insanoğlunun merak ettiği en gizemli soruların cevabına ulaşmak için kapılar aralanıyor diyebiliriz.”

Prof. Dr. Nurgül Çelik Balcı‘nın yazısı hakkında daha  ayrıntılı bilgi edinmek için  aşağıdaki linki TIKLAYINIZ:

NASA: Salda Gölü, Mars Jezero Kraterine benzer yapıların bulunduğu dünyadaki tek göldür.

Akademisyenler ve Görsel Medya

İnönü Üniversitesi önceki rektörlerinden Prof. Dr. Cemil Çelik, 7 Ağustos 2020 tarihli Karar gazetesinin Görüşler sayfasında yayımlanan yazısında olgunluk yaşına gelmiş, kendi bilim alanında etkili  araştırmalarla değerli katkılarda bulunmuş, lisans, yüksek lisans, doktora düzeyinde çok sayıda öğrenci yetiştirmiş bilim insanlarının önemli bir görevinin de bilimi topluma anlatmak;  toplumun “bilim toplumu”na dönüşmesine katkıda bulunmak olduğunu dile getiriyor.

Profesör Çelik,  akademik etiketleri ile sosyal medyada her konuda sürekli konuşan ve yazan ” görsel medya akademisyenleri” olarak isimlendirdiği  akademisyenleri ise şiddetle  eleştiriyor ve bu insanların kendilerini ve savundukları fikirleri itibarsızlaştırdıklarını  söylüyor.

Prof. Dr. Cemil Çelik’in “Görsel medya akademisyenliği yeni bir bilim alanı mı?” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

HBT, KLİMİK uzmanlarına Koronavirüs’ü sordu

Herkese Bilim ve Teknoloji dergisi, 13 Mart 2018 tarihli 207.  sayısında Sağlık Bakanlığı nezdinde koronavirüsle mücadele amacıyla oluşturulan “görev gücü” içinde yer alan Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği yöneticileri Prof. Dr. Serap Şimşek-Yavuz, Prof. Dr. Alpay Azap,  Prof. Dr. Önder Ergönül’e COVID-19 salgınının ülkemiz ve dünyadaki seyriyle ilgili sorular yöneltti.

Sağlık altyapısı yönünden Türkiye’nin  pek çok ülkeden daha iyi durumda olduğunu belirten uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için hükümetlerin  alması gereken önlemlerin yanında , toplumdaki her bir bireyin kendi üzerine düşenleri yapması, özellikle el hijyeni ve solunum hijyeni önlemlerini çok sıkı uygulaması ve çevresindekileri de bu konuda eğitmesi, uyarması gerektiğini  söylediler.

Röportajın ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ .

Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) kurumsal web sayfası için TIKLAYINIZ.

KLİMİK’in Koronavirüs’le ilgili sayfaları için TIKLAYINIZ.

Bilim Kahramanları Derneği 2019 yılı ödül başvuruları

 

 

Bilim Kahramanları Derneği; temel bilimler ve mühendislik alanlarına katkılarda bulunmuş,  bu alanların gelişmesi ve görünürlüğünün artırılmasında öncü çalışmalar yapmış ve 31 Aralık 2019 tarihinde 38 yaşını doldurmamış genç  bilim insanlarına “2019 yılı- Yılın Bilim İnsanı ödülü” vereceğini açıkladı.

16 Şubat 2020  tarihinde aday başvurularının sona erecek olduğu ödüller hakkında  daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ. 

Carey ve Sundberg’in “İleri Organik Kimya A” kitabı Türkçe’ye çevrildi

Francis A. Carey ve Richard J. Sundberg tarafından yazılan ve dünyada birçok üniversitenin kimya bölümlerinin lisansüstü eğitimlerinde kaynak kitap olarak tavsiye edilen Advanced Organic Chemistry A kitabı, 4. baskısı Türkçe’ye çevrildi. Yapısal etkilerin reaktivite ve mekanizmalar üzerine etkilerini ele alan kitap, eğitimci bir yaklaşımla “ders kitabı” niteliğinde hazırlanmakla birlikte anlatılan konuyla ilgili köşe taşı birincil kaynaklara atıf yapılarak hazırlandığı için konuyu daha derinlikli olarak incelemek ve anlamak isteyen okuyucular için imkan sunmaktadır.

Francis A. Carey; Richard J. Sundberg. İleri Organik Kimya, Dördüncü Baskıdan çeviri. Çeviri Ed. Ömer Zaim. STM Bilgi Yayıncılık, 2019, İstanbul, (823 sayfa).