Türkiye Bir Büyük Değerini Kaybetti

Prof. Dr. Kemal Karpat (1923-2019)

 

“…Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat, 96 yaşında ABD’nin Winconsin eyaletinde hayatını kaybetti.

21 Şubat 2019 Tarihli Anadolu Ajansının “Tarihçi Kemal Karpat ABD’de vefat etti” başlıklı haberini okumak için TIKLAYINIZ.

İsmail Küçükkılınç’ın 22 Şubat 2019 tarihli Karar gazetesinde yayımlanan “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Taha Akyol’un 24 Şubat 2019 tarihli  Karar gazetesinde yayımlanan “Bir çınar devrildi: Kemal Karpat” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Fatma Barbarosoğlu’nun 24 Şubat 2019 tarihli Star gazetesinde yayımlanan  “Kemal Karpat ve ölümün eşitlediği bizler...”  başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Kemal Karpat’ın Türkiye’de yayımlanmış kitapları için  TIKLAYINIZ.

 

 

 

Advertisements

Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’nın ardından

Türkiye, İslam bilim tarihi alanında dünyaca ünlü  otorite bir bilim insanı olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’i kaybetti.

…………..

Prof. Dr. Özcan Hıdır, 2 Temmuz 2018 tarihinde Anadolu Ajansı web sayfasında yayımlanan “İslam Bilim Tarihine Adanmış Ömür: Fuat Sezgin” başlıklı analiz makalesinde Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bilim tarihine yaptığı özgün katkıları dile getiriyor,”…Onun en önemli özelliği, modern-post modern bilim paradigması içindeki Müslümanların “bilim üretmedikleri/üretemeyecekleri” yaftasını, tarihi kayıtlar, somut örnekler üzerinden kıran ve üstelik bunu 40 yıl görev yaptığı Frankfurt Goethe Enstitüsü vasıtasıyla bütün dünyaya ilan eden örnek bir bilim insanı olmasıdır. “Karanlık çağ” olarak adlandırılan dönemin aslında Müslümanlar açısından “aydınlık çağ” olduğunu, ortaya koyduğu bilimsel keşiflerle somutlaştıran ve böylece İslam’ın ve Anadolu’nun medeniyet perspektifini dünyaya yansıtan az sayıdaki İslam bilimcilerimizden biridir.” diyor. Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………..

Orhan Bursalı, 2 Temmuz 2018 Tarihli Cumhuriyet  gazetesinde yayımlanan “Büyük İslam bilim tarihçisi Fuat Hoca’yı uğurlarken” başlıklı yazısında, “…Fuat hoca, Batı biliminin bugünkü düzeyine ulaşmasında, hep göz ardı edilen İslam’ın katkılarını gün ışığına çıkardı ve bu çalışmaları geniş kabul gördü. Hoca, aynı zamanda, İslam bilimcilerin teknolojik katkılarının birebir örneklerinin yapılmasını da sağladı, bu şekilde 800 kadar 3 boyutlu bilim ve teknoloji katkılarını anlatan asıllarına uygun objeler yarattı. Bunlardan bir kısmı Gülhane Parkı’ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde sergileniyor. 2008’de açılan müzede 570 kadar obje sergileniyordu.” diyor. Orhan Bursalı’nın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………….

Prof. Dr. Ömer Özsoy, 4 Temmuz 2018 tarihli Karar gazetesinin Görüşler sayfasında  yayınlanan  “Fuat Sezgin Hoca’nın ardından” başlıklı  yazısında, Hoca’yı farklı yönleriyle ele alıyor “…Onun hareket noktasını, pür ilmî faaliyetin kültürel ve dinsel kimlikleri aşan bir karaktere sahip evrensel nitelikli bir bayrak yarışı olduğu ve hangi milletten olursa olsun ilim ehlinin tek bir aile olduğu temel kabulleri teşkil ediyordu. Tam da bu nedenle Ortaçağ ve sonrasında İslam düşmanlığı veya bilimsel yetersizlik gibi marazi saiklerle Müslümanların ilmî başarılarının üstünün örtüldüğünü deşifre ediyor ve bilim tarihçileri arasındaki Müslüman düşmanı kültüralizme karşı mücadele veriyordu.” tespitini yapıyor. Prof. Dr. Ömer Özsoy’un yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

 

nmrdb. org

Bu web sitesinde, online olarak çalışan bir  program aracılığı ile kimyasal kaymalar (ppm olarak) ve etkileşme sabitleri (Hz olarak) girilip AB’den ABCDEF’e kadar tüm ikinci derece NMR spektrum sistemleri  simüle edilebilmektedir. Abonelik gerektirmeyen ve herkese açık olan program, 60 MHz’den 1000 MHz’e kadar bütün NMR cihazları için  ikinci derece spektrumları doğru bir şekilde simüle edebilmektedir. Uygulama için  TIKLAYINIZ.

Türkiye önde gelen iki bilim insanını kaybetti.

 

                                                 

Prof. Dr. Bahattin Baysal                                           Prof. Dr. Şerif Mardin

(1922-2017)                                                                       (1927-2017)

Türkiye, önde gelen iki bilim insanını aynı günde kaybetti.

Prof. Dr. Bahattin Baysal, ülkemizde polimer bilimi alanında öncü bir  bilim insanıydı. Yaptığı araştırmalarla Polimer bilimi alanında  uluslararası  tanınırlığının yanında, yaptırdığı yüksek lisans ve doktora çalışmaları ile de   ülkemize çok sayıda bilim insanı yetiştirdi. Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyesi olan Prof. Baysal, bilim politikaları üzerine  yazdığı yazılarla da tanınıyor.  Daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Şerif Mardin,  sosyal bilim alanında uluslararası tanınırlığı olan ülkemizin  önde gelen bir bilim insanıydı. Türk modernleşmesi ve Din-siyaset ilişkileri üzerine yayımlanmış  çok sayıda eseri olan Prof. Mardin, Türkiye Bilimler Akademisinin şeref üyesiydi. Daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ.

 

 

İnovatif Kimya Dergisi 5. yılında

 

İnovatif Kimya Dergisi,   Kimya konularında  okuyucularını bilgilendirmek ,  okuyucuların ufkunu genişletmek, bilgileri okuyucu açısından daha iyi temellendirmek,  kimyadaki güncel  araştırma konularını okuyuculara tanıtmak  için  hazırlanan  ve PDF formatında  web üzerinden ücretsiz yayımlanan bir dergi.

Kimya Mühendisi Yavuz Selim Kart’ın genel yayın yönetmenliğinde ilk sayısını Ağustos 2013’te  yayımlayan dergi, 2017 Eylül’ünde 50. sayısı ile okuyucuları ile buluştu. Okuyucuların katkı ve yazılarına açık olan dergi  ilk 50 sayısında  kimya konularında güncel pek çok  yazı yayımladı. Dergiye ulaşılabilecek linkler:

http://www.inovatifkimyadergisi.com

https://www.facebook.com/InovatifKimyaDergisi

https://instagram.com/inovatifkimyadergisi

http://inovatifkimyadergisi-blog.blogspot.com.tr

https://www.youtube.com/channel/UCmIkYbQtd8LtCP6GVL0tVGQ

https://plus.google.com/+Inovatifkimyadergisi

https://www.linkedin.com/profile/view?id=AAIAABHWzAYBk8n_O2Xp0LJgn9bB-aLM6w0-3pw

 

İkinci Aydınlanma Çağı Düşünce Devrimi

 

“…İkinci Aydınlanma Çağı“nın ne olduğunu kavrayabilmemiz için beşyüz yıl kadar geri gitmemiz, “Birinci Aydınlanma Çağı“na dönmemiz gerekecek. Hatırlayacağınız gibi, “Birinci Aydınlanma Çağı,” Aristo’yu kaynak edinen; Kopernik, Kepler, Galile ve Newton’la devam eden bir dizi buluş ya da keşif sonucunda kitabi dinlerin, yani Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve Müslümanlığın, Dünya ve Kâinat’a dair açıklamalarını reddeden, onlara yeni açıklamalar getiren sürecin adıdır.

Birinci Aydınlanma Çağı öncesinde Kâinata ilişkin “doğrular” ya din kitaplarında yazılı vahiyler ya da usavurum yoluyla saptanır. Isaac Newton’un 1687 basımı “Principia“sı ile birlikte “doğrular”ın gözlem sonucu olarak belirlenmesi ilkesi kesin olarak benimsenir. Gözlem ve deney, bilimsel düşüncenin olmazsa olmazları olarak yerleşir…”

Alev Alatlı’nın http://www.fikriyat.com sitesindeki yazısını okumak için TIKLAYINIZ.