HBT, KLİMİK uzmanlarına Koronavirüs’ü sordu

Herkese Bilim ve Teknoloji dergisi, 13 Mart 2018 tarihli 207.  sayısında Sağlık Bakanlığı nezdinde koronavirüsle mücadele amacıyla oluşturulan “görev gücü” içinde yer alan Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği yöneticileri Prof. Dr. Serap Şimşek-Yavuz, Prof. Dr. Alpay Azap,  Prof. Dr. Önder Ergönül’e COVID-19 salgınının ülkemiz ve dünyadaki seyriyle ilgili sorular yöneltti.

Sağlık altyapısı yönünden Türkiye’nin  pek çok ülkeden daha iyi durumda olduğunu belirten uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için hükümetlerin  alması gereken önlemlerin yanında , toplumdaki her bir bireyin kendi üzerine düşenleri yapması, özellikle el hijyeni ve solunum hijyeni önlemlerini çok sıkı uygulaması ve çevresindekileri de bu konuda eğitmesi, uyarması gerektiğini  söylediler.

Röportajın ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ .

Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) kurumsal web sayfası için TIKLAYINIZ.

KLİMİK’in Koronavirüs’le ilgili sayfaları için TIKLAYINIZ.

Bilim Kahramanları Derneği 2019 yılı ödül başvuruları

 

 

Bilim Kahramanları Derneği; temel bilimler ve mühendislik alanlarına katkılarda bulunmuş,  bu alanların gelişmesi ve görünürlüğünün artırılmasında öncü çalışmalar yapmış ve 31 Aralık 2019 tarihinde 38 yaşını doldurmamış genç  bilim insanlarına “2019 yılı- Yılın Bilim İnsanı ödülü” vereceğini açıkladı.

16 Şubat 2020  tarihinde aday başvurularının sona erecek olduğu ödüller hakkında  daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ. 

Prof. Dr. Metin Balcı’nın Otobiyografisi

Prof. Dr. Metin Balcı,  TÜBA Şeref Üyesi; TÜBİTAK Bilim Ödülü, Kültür Bakanlığı Bilgi Çağı Bilim Ödülü gibi çok sayıda bilim ve araştırma ödülü sahibi, kimya alanında uluslar arası tanınırlığı olan ülkemizin seçkin bir bilim insanı.

Metin Balcı, Lise öğrenimini takiben yüksek öğrenim için gittiği Almanya’da Köln Üniversitesinde kimya öğrenimini doktora derecesi ile tamamladıktan sonra Almanya ve ABD’de farklı üniversitelerde doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı.  1980-1997 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünde, 1997-2015 yılları arasında da ODTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2015 yılında yaş haddi nedeniyle öğretim üyeliğinden   emekli olan  Prof. Dr. Metin Balcı, 35 yıllık öğretim üyeliği döneminde  tez danışmanı olarak yaptırdığı 90’ın üstünde yüksek lisans/doktora  tez çalışması ile  kimya alanında ülkemize çok sayıda bilim insanı ve araştırmacı yetiştirdi.

Ülkemizde mekanistik  organik kimya ve NMR spektroskopisinin öğretilmesi ve yerleşmesi yanında  Ulusal Kimya Kongrelerinin başlatılması ve sürdürülmesinde  öncü bir bilim insanı olan Prof. Dr. Metin Balcı, Atatürk Üniversitesi’nde  10 yıla yakın süre yürüttüğü Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü döneminde de  enstitü bünyesinde gerçekleştirdiği yapısal  dönüşümlerle farklı alanlarda bir çok bilim insanın yetişmesine katkıda bulundu.

Öğrencilerinin gözünde her zaman rol model bir hoca olmayı başarmış bir bilim insanı olan Prof. Dr. Metin Balcı, “Doğudan Yükselen Bilim” kitabında kendi hayat hikayesini  kaleme aldı. Kitabı Türkiye Bilimler Akademisi yayınladı.

Türkiye Bilimler Akademisi önceki başkanlarından Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, kitabın giriş kısmında  Prof. Dr. Metin Balcı ve “Doğudan Yükselen Bilim” kitabı hakkında şunları yazıyor:

“...Akademi Şeref Üyemiz Prof. Dr. Metin Balcı’nın yaşam öyküsü, önsözlerinde belirttikleri gibi, Türk bilim insanlarının azmettiklerinde, ülkemizde de uluslararası başarılara imza ata­bileceklerini göstermek bakımından özel bir değere sahiptir. Metin Hoca, özellikle Atatürk Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesinde Türkiye’mizin bugününe kıyasla oldukça elverişsiz koşullarda, şikâyetle yetinerek yoksunlukları kabullenmek ve onlara teslim olmak yerine, gerekli şartlan oluşturmak için elinden gelen azami gayreti de göstererek, uluslara­rası düzeyde nitelik ve etkiye sahip araştırma ve yayınlar ile eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Hoca’mızın Almanya, ABD ve Türkiye’yi kapsayan uzun eğitim ve çalışma hayatı boyunca; azim, çalışkanlık ve üretkenlik yanında, ülkesine bağlılık, dürüstlük, açık sözlülük, bilim ve ahlâk ilkelerine bağlılık gibi, her bilim insanının sahip olması gereken nite­likler konusunda gösterdiği performans da, takdire şayandır.

“Doğudan Yükselen Bilim” kitabının, Türk bilim hayatı ve Türkiye’nin dünü ve bugü­nü, değişenler ve değişmeyenler, bilim insanları ve kuruluşlanın nitelik ve performansının geliştirilmesi için yapılabilecekler konusunda içerdiği bilgi, görüş ve öneriler nedeniyle de önemli ve değerli olduğunu düşünüyorum.”  [1]

[1] Metin Balcı, Doğudan Yükselen Bilim, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara, 2019, s.viii.

Kitabın PDF versiyonu okumak için TIKLAYINIZ.

Markovnikov Kuralı’nın Keşfinin 150. Yılı

Vladimir Markovnikov, Rus Kimyager, (1838-1904).

(Resim: https://www.wikizero.com/tr/Dosya:VladimirMarkovnikov.jpg)

1869’da ünlü Rus Kimyageri Vladimir Markovnikov tarafından formüle edilen “Markovnikov Kuralı“nın keşfinin 150. yılı anısına Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi ve Kazan Devlet Üniversitesi’nin organize ettiği Markovnikov Organik Kimya Kongresi‘nin ilk bölümü 21 Haziran 2019’da Moskova’da; ana bölümü ise 24-28 Haziran 2019 tarihlerinde Kazan’da gerçekleştirildi.

Dünyanın dört bir yanından gelen  117 seçkin davetli konuşmacı ve 400’den fazla bilim insanının katıldığı kongreye ülkemizden ODTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü emekli öğretim üyelerinden TÜBA Şeref Üyesi  Prof Dr. Metin Balcı çağrılı konuşmacı olarak katıldı.

Markovnikov’un laboratuvarının da yer aldığı aşağıdaki fotoğraflar Prof. Dr. Metin Balcı tarafından çekilmiş olup bu web sayfasında kendisinin izniyle yayınlanmaktadır. Bu vesileyle  değerli Hocam Prof. Dr. Metin Balcı‘ya içten teşekkürlerimi sunarım. H.Seçen

 

Moskova Devlet Üniversitesi (Fotoğraf: Metin Balcı)

 

 

 

 

 

 

Türkiye Bir Büyük Değerini Kaybetti

Prof. Dr. Kemal Karpat (1923-2019)

 

“…Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat, 96 yaşında ABD’nin Winconsin eyaletinde hayatını kaybetti.

21 Şubat 2019 Tarihli Anadolu Ajansının “Tarihçi Kemal Karpat ABD’de vefat etti” başlıklı haberini okumak için TIKLAYINIZ.

İsmail Küçükkılınç’ın 22 Şubat 2019 tarihli Karar gazetesinde yayımlanan “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Taha Akyol’un 24 Şubat 2019 tarihli  Karar gazetesinde yayımlanan “Bir çınar devrildi: Kemal Karpat” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Fatma Barbarosoğlu’nun 24 Şubat 2019 tarihli Star gazetesinde yayımlanan  “Kemal Karpat ve ölümün eşitlediği bizler...”  başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Kemal Karpat’ın Türkiye’de yayımlanmış kitapları için  TIKLAYINIZ.

 

 

 

Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’nın ardından

Türkiye, İslam bilim tarihi alanında dünyaca ünlü  otorite bir bilim insanı olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’i kaybetti.

…………..

Prof. Dr. Özcan Hıdır, 2 Temmuz 2018 tarihinde Anadolu Ajansı web sayfasında yayımlanan “İslam Bilim Tarihine Adanmış Ömür: Fuat Sezgin” başlıklı analiz makalesinde Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bilim tarihine yaptığı özgün katkıları dile getiriyor,”…Onun en önemli özelliği, modern-post modern bilim paradigması içindeki Müslümanların “bilim üretmedikleri/üretemeyecekleri” yaftasını, tarihi kayıtlar, somut örnekler üzerinden kıran ve üstelik bunu 40 yıl görev yaptığı Frankfurt Goethe Enstitüsü vasıtasıyla bütün dünyaya ilan eden örnek bir bilim insanı olmasıdır. “Karanlık çağ” olarak adlandırılan dönemin aslında Müslümanlar açısından “aydınlık çağ” olduğunu, ortaya koyduğu bilimsel keşiflerle somutlaştıran ve böylece İslam’ın ve Anadolu’nun medeniyet perspektifini dünyaya yansıtan az sayıdaki İslam bilimcilerimizden biridir.” diyor. Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………..

Orhan Bursalı, 2 Temmuz 2018 Tarihli Cumhuriyet  gazetesinde yayımlanan “Büyük İslam bilim tarihçisi Fuat Hoca’yı uğurlarken” başlıklı yazısında, “…Fuat hoca, Batı biliminin bugünkü düzeyine ulaşmasında, hep göz ardı edilen İslam’ın katkılarını gün ışığına çıkardı ve bu çalışmaları geniş kabul gördü. Hoca, aynı zamanda, İslam bilimcilerin teknolojik katkılarının birebir örneklerinin yapılmasını da sağladı, bu şekilde 800 kadar 3 boyutlu bilim ve teknoloji katkılarını anlatan asıllarına uygun objeler yarattı. Bunlardan bir kısmı Gülhane Parkı’ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde sergileniyor. 2008’de açılan müzede 570 kadar obje sergileniyordu.” diyor. Orhan Bursalı’nın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………….

Prof. Dr. Ömer Özsoy, 4 Temmuz 2018 tarihli Karar gazetesinin Görüşler sayfasında  yayınlanan  “Fuat Sezgin Hoca’nın ardından” başlıklı  yazısında, Hoca’yı farklı yönleriyle ele alıyor “…Onun hareket noktasını, pür ilmî faaliyetin kültürel ve dinsel kimlikleri aşan bir karaktere sahip evrensel nitelikli bir bayrak yarışı olduğu ve hangi milletten olursa olsun ilim ehlinin tek bir aile olduğu temel kabulleri teşkil ediyordu. Tam da bu nedenle Ortaçağ ve sonrasında İslam düşmanlığı veya bilimsel yetersizlik gibi marazi saiklerle Müslümanların ilmî başarılarının üstünün örtüldüğünü deşifre ediyor ve bilim tarihçileri arasındaki Müslüman düşmanı kültüralizme karşı mücadele veriyordu.” tespitini yapıyor. Prof. Dr. Ömer Özsoy’un yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

 

nmrdb. org

Bu web sitesinde, online olarak çalışan bir  program aracılığı ile kimyasal kaymalar (ppm olarak) ve etkileşme sabitleri (Hz olarak) girilip AB’den ABCDEF’e kadar tüm ikinci derece NMR spektrum sistemleri  simüle edilebilmektedir. Abonelik gerektirmeyen ve herkese açık olan program, 60 MHz’den 1000 MHz’e kadar bütün NMR cihazları için  ikinci derece spektrumları doğru bir şekilde simüle edebilmektedir. Uygulama için  TIKLAYINIZ.

Türkiye önde gelen iki bilim insanını kaybetti.

 

                                                 

Prof. Dr. Bahattin Baysal                                           Prof. Dr. Şerif Mardin

(1922-2017)                                                                       (1927-2017)

Türkiye, önde gelen iki bilim insanını aynı günde kaybetti.

Prof. Dr. Bahattin Baysal, ülkemizde polimer bilimi alanında öncü bir  bilim insanıydı. Yaptığı araştırmalarla Polimer bilimi alanında  uluslararası  tanınırlığının yanında, yaptırdığı yüksek lisans ve doktora çalışmaları ile de   ülkemize çok sayıda bilim insanı yetiştirdi. Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyesi olan Prof. Baysal, bilim politikaları üzerine  yazdığı yazılarla da tanınıyor.  Daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Şerif Mardin,  sosyal bilim alanında uluslararası tanınırlığı olan ülkemizin  önde gelen bir bilim insanıydı. Türk modernleşmesi ve Din-siyaset ilişkileri üzerine yayımlanmış  çok sayıda eseri olan Prof. Mardin, Türkiye Bilimler Akademisinin şeref üyesiydi. Daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ.

 

 

İnovatif Kimya Dergisi 5. yılında

 

İnovatif Kimya Dergisi,   Kimya konularında  okuyucularını bilgilendirmek ,  okuyucuların ufkunu genişletmek, bilgileri okuyucu açısından daha iyi temellendirmek,  kimyadaki güncel  araştırma konularını okuyuculara tanıtmak  için  hazırlanan  ve PDF formatında  web üzerinden ücretsiz yayımlanan bir dergi.

Kimya Mühendisi Yavuz Selim Kart’ın genel yayın yönetmenliğinde ilk sayısını Ağustos 2013’te  yayımlayan dergi, 2017 Eylül’ünde 50. sayısı ile okuyucuları ile buluştu. Okuyucuların katkı ve yazılarına açık olan dergi  ilk 50 sayısında  kimya konularında güncel pek çok  yazı yayımladı. Dergiye ulaşılabilecek linkler:

http://www.inovatifkimyadergisi.com

https://www.facebook.com/InovatifKimyaDergisi

https://instagram.com/inovatifkimyadergisi

http://inovatifkimyadergisi-blog.blogspot.com.tr

https://www.youtube.com/channel/UCmIkYbQtd8LtCP6GVL0tVGQ

https://plus.google.com/+Inovatifkimyadergisi

https://www.linkedin.com/profile/view?id=AAIAABHWzAYBk8n_O2Xp0LJgn9bB-aLM6w0-3pw

 

İkinci Aydınlanma Çağı Düşünce Devrimi

 

“…İkinci Aydınlanma Çağı“nın ne olduğunu kavrayabilmemiz için beşyüz yıl kadar geri gitmemiz, “Birinci Aydınlanma Çağı“na dönmemiz gerekecek. Hatırlayacağınız gibi, “Birinci Aydınlanma Çağı,” Aristo’yu kaynak edinen; Kopernik, Kepler, Galile ve Newton’la devam eden bir dizi buluş ya da keşif sonucunda kitabi dinlerin, yani Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve Müslümanlığın, Dünya ve Kâinat’a dair açıklamalarını reddeden, onlara yeni açıklamalar getiren sürecin adıdır.

Birinci Aydınlanma Çağı öncesinde Kâinata ilişkin “doğrular” ya din kitaplarında yazılı vahiyler ya da usavurum yoluyla saptanır. Isaac Newton’un 1687 basımı “Principia“sı ile birlikte “doğrular”ın gözlem sonucu olarak belirlenmesi ilkesi kesin olarak benimsenir. Gözlem ve deney, bilimsel düşüncenin olmazsa olmazları olarak yerleşir…”

Alev Alatlı’nın http://www.fikriyat.com sitesindeki yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

İranlı dâhi matematikçi Meryem Mirzakhani vefat etti

Prof. Dr. Meryem Mirzakhani

“…Matematiğin Nobeli olarak anılan Fields ödülünü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçen İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani, 40 yaşında meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Kanserin Mirzakhani’nin kemiklerine kadar yayıldığı belirtildi…”

BBC Türkçe Haber sitesinin “İslam dünyasından bir bilim yıldızı kaydı. 40 yaşında kanserden hayatını kaybeden ünlü İranlı matematikçi Meryem Mirzakhani kim?” başlıklı haberini okumak için TIKLAYINIZ:

İslam dünyasından bir bilim yıldızı kaydı” . Herkese Bilim ve Teknoloji  dergisinin Editör yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Aziz Sancar sigaranın DNA’ya verdiği zararın haritasını çıkardı

“…2015 Nobel Kimya Ödülü kazanan bilim insanımız Aziz Sancar, yeni bir araştırmaya imza attı. Sancar ve ekibi, sigaranın DNA’ya verdiği zararın haritasını çıkaran yeni bir yöntem geliştirdi. Bu harita, DNA’daki hasarın onarılması ve ilaç geliştirilmesi açısından önemli.

Bilim insanları onlarca yıldır sigara içmenin DNA’ya zarar verdiğini ve akciğer kanserine neden olduğunu biliyordu. Bu zararı haritalandırarak bir ilke daha imza atan Prof. Dr. Aziz Sancar, çalışmasını University of North Carolina (UNC) laboratuvarında gerçekleştirdi…”

Herkese Bilim ve Teknoloji sitesinin  haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

*************************************

“Nikotin İçeren Her Ürün Zararlı”

“…Tütün endüstrisi tarafından elektronik sigara, ısıtılmış yeni nesil tütün ve nikotin ürünleri sigaraya göre daha az zararlı ürünler olarak tanıtılıyor. Peki ama bu doğru mu? Yoksa elektronik sigara da sigara kadar zararlı mı?…”

Herkese Bilim ve Teknoloji sitesinin  haberinin ayrıntısısnı  okumak  için TIKLAYINIZ.

Kimyagerlik Mesleği Çalıştayı Raporu

Kimyager, mesleği ile ilgili sanayi dallarının işletme ve laboratuvarlarında çalışan, araştıran, işletmeye girecek her türlü ham madde ve işletmede oluşacak ürünlerle ara ürünlerin kalite kontrolünü yapan ve işletmenin akışını yönlendiren teknik bir elemandır.

Kimyagerlerin temsili noktasında önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Kimyagerler Derneği; 02-04 Nisan 2016 tarihleri arasında “Kimyagerlik Mesleğinin Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu bir çalıştay gerçekleştirdi.

Çalıştay kapsamında öğretim üyeleri tarafından yapılan sunumlarda temel sorunlar genel nitelikleriyle ele alındı  ve  devamında dört alt komisyon (Akademi Çalışma Grubu, Özel sektör Çalışma Grubu, Kamu Çalışma Grubu, Yetkilendirme-Belgelendirme Çalışma Grubu) kimyagerlerin sorunları ve çözüm önerilerini tartışarak  raporlara dönüştürdü.

Çalıştay raporları, birleştirilerek ekleriyle birlikte 149 sayfalık  kitap haline getirildi.  Kitap, Kimyagerler  Derneğinden  (www.kimyager.org) temin edilebilmektedir.

Prof. Dr. Nimet YILDIRIM’a Firdevsi Devlet Nişanı

Prof. Dr. Nimet YILDIRIM, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Kültür Bakanlığının “Firdevsi Devlet Nişanı”na layık görüldü.

15 Mayıs 2017 tarihinde   Firdevsi Üniversitesi Bilimler Fakültesi’nde  gerçekleştirilen ödül törenine İran devlet protokolünden  Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Kültür Bakanı, üst düzey yetkililer; büyükelçiler  ve Başkonsoloslar ile Türkiye Cumhuriyeti Meşhed Başkonsolosu Mehmet Doğan katıldı. Söz konusu nişan, üçü İran dışından, dördü ise İranlı yedi bilim adamına verildi.

İran İslam Cumhuriyeti Kültür Bakanı’nın Prof. Dr. Nimet Özdaş’a hitaben yazdığı takdir yazısı:

Saygıdeğer Profesör Sayın Nimet Yıldırım Bey…
Bilim, Kültür ve edebiyat adamlarıyla Fars Dili ve edebiyatına gönül verenlerin Ulu Şair Firdevsi’yi anma gününde bir araya gelmeleri mutluluğunu, Fars Dili ve Edebiyatı yapısının güçlenmesinde özenle ve fedakarca çalışan sizin gibi büyük hocaların çabalarına borçluyuz. Bu alandaki yoğun ve özenli çalışmalarınızdan dolayı sizi takdir etmek için Firdevsi Kültür Sanat ve Edebiyat Nişanı’nı size takdim ediyoruz…
Ulu Tanrı’dan size başarılar ve yücelikler diliyoruz.

Seyyid Rıza Salihi-yi Emiri
Kültür ve İslami İrşad Bakanı

 

Konuyla ilgili daha geniş haber ve  fotoğraf için aşağıdaki linkleri tıklayınız.

http://webarsiv.atauni.edu.tr/prof-dr-nimet-yildirima-firdevsi-devlet-nisani-verildi

http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248370/nimet-y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m-a-firdevsi-ni%C5%9Fan%C4%B1-verildi

http://www.gazetepusula.net/2017/05/23/bravo-nimet-hoca/

https://www.aydinlik.com.tr/kultur-sanat/2017-haziran/farsca-sahname-eseri-turkce-de

 

 

“Herkese Bilim Teknoloji” 1 yaşında

 

İlk sayısı 1 Nisan 2016 tarihinde yayımlanan Herkese Bilim Teknoloji dergisi, 4 Nisan 2017 tarihinde 54. sayısını yayımladı. “Türkiye’nin Haftalık Bilim, Teknoloji, Kültür ve Eleştirel Düşünce Dergisi” spotuyla yayımlanan  derginin  yayın danışmanlığını bilim gazeteciliğinin  tanınmış ismi Orhan Bursalı yürütüyor. Orhan Bursalı,  54. sayıdaki yazısında Herkese Bilim Teknoloji’nin  ne anlama geldiğini şöyle ifade ediyor:

Bu ülke meselesidir. İnsan meselesidir. Yaratıcılığını dışa vurmak için yol ortam arayan insanımızın meselesidir. Halkın bilgi edinme hakkıdır. Temel meselelerimizi bilimsel düşünce ışığında tartışma hakkıdır! Dünyamızı biçimlendirecek gelişmeler hakkında tartışma, okuma, öğrenme konusudur. Bilimsel faaliyet, felsefe, sanat, bilim-teknoloji mühendisliği, düşünsel hayat ile birlikte, insanoğlunun en temel faaliyet alanıdır. Toplumu değiştiriyor, bilinçlerde sıçrama yapıyor.. Bilimsel düşünmeyi sistematik olarak içselleştirebildiğimiz ölçüde dünya ve ülkedeki olayları kavrama olanağımız artıyor ve tabii tartışarak bu olaylara müdahale etme olasılığımız da..”

Dergi hakkında daha fazla bilgi almak için TIKLAYINIZ.

 

Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Türkiye’de Hayvancılığın Yapısal Sorunlarını Anlattı

 

“…Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde sırasıyla Wisconsin Üniversitesi, İowa State Üniversitesi, Kanada Alberta Üniversitesi ve İsveç Ziraat Üniversitesi’nde post doktoralar yapan ve Romanya Bilim Kurulu’nda ve Amerika Daily Science Journal (Süt İnekçiliği Bilimsel Dergisi) editörler masasında görev alan, halen Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme Anabilim Dalı’nda akademisyenliğe devam ederken, Atateknokent’te ArGe çalışmalarını sürdüren ve danışmanlıklar vererek bilgi ve deneyimlerini çiftçilere her fırsatta aktarmayı hedefleyen Prof. Dr. Armağan Hayırlı ile Türkiye’de hayvancılığın yapısal sorunlarını konuştuk…”

28 Mart 2017 Tarihli TİCARET gazetesinin Prof. Dr. Armağan Hayırlı ile yaptığı söyleşiyi okumak için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Tuncel Özden’e son görev

 

“…Türkiye önemli bir bilim insanını kaybetti. Farmakogenetik alanında bugüne kadar önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Salih Tuncel Özden,  yaşamını yitirdi. Ankara Kocatepe Camii’nde düzenlenen ve bilim insanlarının akın ettiği törenin ardından Prof. Dr. Tuncel, son yolculuğuna uğurlandı…”

Üsküdar Haber Ajansı’nın haberinin  ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

 

 

Organic Communications 10 yaşında

adsiz_1

Editör Mektubu

Organic Communications, 2017, 10(1), i-ii.

hasan-secen

Hasan Seçen

Organic Communications Dergisi Baş Editörü

 

Değerli Meslektaşlar

Organic Communications, 2008’de yayın hayatına başladı, 10. cildinin ilk sayısında sizlerle olmaktan mutluluk duyuyoruz. Organic Communications, açık erişimli bir dergi  olarak yayın hayatına girdiğinde, açık erişim kavramı başlangıç aşamasındaydı. Organik kimya alanında yayınlanan açık erişimli dergilerin sayısı çok azdı. Daha sonraki yıllarda açık erişim dergileri çığ gibi büyüdü. Öte yandan, maalesef bu büyüme çok sağlıklı değildi. Science bilim muhabiri John Bohannon,  2013’de “Kim Korkar Hakem Değerlendirmesinden” başlıklı yazısında [1], bilimsel yayıncılıkla ilgili makale incelemelerindeki zayıflıkları ortaya koydu. Organic Communications, bu sorunu çok iyi bildiği için , en baştan hakem değerlendirmesi sürecini çok yüksek derecede hassas bir şekilde gerçekleştirdi.

Organic Communications  ailesi olarak, okuyucularımız, yazarlar ve hakemlerimizin  bize duyduğu güvenden gurur duyuyoruz. On yıl boyunca, yayın politikası olarak, eşdeğer hakem değerlendirmesi ilkesini takip ettik. Şimdiye kadar, farklı ülkelerden, farklı üniversiteler ve araştırma kurumlarından 143 makale yayınlandık. Bu sayı, bilimsel bir dergi için az görünse de, gönderilen makalelerin yaklaşık% 14’ünün yayın için kabul edildiğine dikkatinizi çekmek isteriz. Scifinder® kayıtlarına göre, dergide yayınlanmış makaleler için 450’den fazla atıf bulunmaktadır. Ayrıca, Google Scholar’daki yaklaşık 600 alıntı, dergimizde yayınlanan çalışmaların dünyanın bilim adamları tarafından takip edildiğini ve birçok üst düzey dergi tarafından değer verildiğini açıkça göstermektedir.

Dergimizde yayınlanan makalelerin coğrafi dağılımı, Hindistan, Türkiye, ABD, İsrail, Cezayir, Çin, Avrupa ülkeleri ve Japonya başta olmak üzere hemen hemen tüm kıtalardaki ülkeleri temsil etmektedir. Böylece, yaklaşık 20 farklı ülkenin araştırma kurumlarından makaleler yayınladık ve yayınlamaya devam edeceğiz. Organic Communications, yayın politikamızdaki çeşitlilik, yetki ve ciddiyet dikkate alınarak,  EBSCOhost, DOAJ, ProQuest, Google Akademik, Index Copernicus  ve Scopus veritabanları tarafından dizine eklenmiştir.

Birçok ülkede akademik yükseltme ve teşviklerin SCI-Expanded dergilerinde yayınlanan makalelere dayandığını biliyoruz ve bu amaçla Organic Communications  dergisinin SCI-Expanded tarafından dizine alınması için bütün gayretimizi gösteriyoruz. Bu bağlamda Thomson Reuters’e  başvuruda bulunduk ve yazarlarımızdan ilerlemeyi hızlandırmak için kaliteli çalışmalarını dergimize göndermelerini rica ediyoruz.

Organic Communications ‘un 10. yılında, daha etkili bir dergi için çalışıyoruz. Bu bağlamda, editör kurulumuza yeni katkılar yapılmış olup, öncü bilim insanlarının dikkatlerini dergimize çekmeye çalışmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.

Yayın standartlarımızı iyileştirmek için tüm yazarlarımızdan makalelerinin  yanında destek malzemeleri göndermelerini öneriyoruz. IR, UV, NMR, kütle ve HRMS spektrumlarını ve sentezlenen maddelerin yorumlanmasını sağlayarak, derginin  bilimsel seviyesini yükseltmeyi ve genç araştırmacılara geniş bir bilgi havuzu sağlamayı hedefliyoruz.

Son olarak, daha iyi makaleler dergilerin etki faktörünü nasıl artırırsa, daha etkili dergilerin de  daha iyi makaleleri  kendine  çektiğini belirtir; bu bağlamda, Organic Communications’a olan güven ve katkılarından ötürü hepinize en içten teşekkürlerimi sunmak isterim.

*********

[1] Bohannon, J. Who’s afraid of peer review. Science 2013, 342 (6154), 60-65.

Ekmek ve buğday hakkında doğrular

Resim: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ekmek

“Yiyeceklerinizi ilaçlarınız gibi yiyin! Aksi durumda, yiyeceğiniz olarak  ilaçlarınızı  yemek zorunda kalırsınız” diyor Hintli  işadamı Ratan Naval Tata.

Buğday ve  ekmek, insanoğlunun 12,000 yıldan beri  temel  gıdalarından biri oldu.  Bununla birlikte, artık çocuklarımız, atalarımızın yere düşen bir ekmek parçasını niçin saygıyla öpüp, ayak basmayacak bir yere kaldırdıklarını;  geçim sağlayan bir iş yerine niçin “ekmek kapısı” dendiğini, geçimini sağlamak için yapılan  uğraşıya niçin “ekmek kavgası” dendiğini, geçimi sağlayan kazanca niçin “ekmek parası” dendiğini, bir ailede geçimin sağlanmasına katılmayan tüketicilere niçin “ekmek düşmanı” dendiğini  bilmiyorlar.

Bazı kimseler de. hiç de uzmanlık alanları olmadığı halde, sürekli ekmek ve buğdayın aleyhine  konuşuyorlar ve  halkımızın  zihnini allak bullak  ediyorlar.

Prof. Dr. Hamit Köksel,  Hacettepe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü, Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı  öğretim üyesi; buğday ve ekmek üzerine otorite bir bilim insanı. Prof. Köksel,  TÜBİTAK tarafından desteklenen “Farklı Tahıl Unlarından Hazırlanan Ekmek Çeşitlerindeki Tahıl Türlerinin Tespiti İçin Yöntem Geliştirilmesi” konulu bir bilimsel araştırma projesinin yürütücülüğünü  yaptı.

Prof. Hamit Köksel’in  Buket Çetiner ve  Turgay Şanal ile birlikte hazırladıkları ve   ekmek ve buğday hakkında kamuoyunda tartışılan bütün konuları bilimsel literatürün ışığında ele aldıkları “Hububat Ürünleri Konusunda Yanıltıcı İddialar Ve Bilimsel Değerlendirmeler” başlıklı yazıyı okumak için  TIKLAYINIZ.

Yazıyı okumak için alternatif: LİNK-2.

Prof. Dr. Hamit Köksel’in “Ekmeğe Mektup”  başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

xxxxxxxx

…Türkiye’de genetiği değiştirilmiş buğday ve bundan üretilen ekmek dâhil hiçbir unlu mamul yoktur.

Fethiye Özberk, Alptekin Karagöz,  İrfan Özberk,  Ayhan Atlı’nın  “Buğday Genetik Kaynaklarından Yerel Ve Kültür Çeşitlerine; Türkiye’de Buğday Ve Ekmek” başlıklı  makalelerini okumak için TIKLAYINIZ.