Kimyagerlik Mesleği Çalıştayı Raporu

Kimyager, mesleği ile ilgili sanayi dallarının işletme ve laboratuvarlarında çalışan, araştıran, işletmeye girecek her türlü ham madde ve işletmede oluşacak ürünlerle ara ürünlerin kalite kontrolünü yapan ve işletmenin akışını yönlendiren teknik bir elemandır.

Kimyagerlerin temsili noktasında önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Kimyagerler Derneği; 02-04 Nisan 2016 tarihleri arasında “Kimyagerlik Mesleğinin Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu bir çalıştay gerçekleştirdi.

Çalıştay kapsamında öğretim üyeleri tarafından yapılan sunumlarda temel sorunlar genel nitelikleriyle ele alındı  ve  devamında dört alt komisyon (Akademi Çalışma Grubu, Özel sektör Çalışma Grubu, Kamu Çalışma Grubu, Yetkilendirme-Belgelendirme Çalışma Grubu) kimyagerlerin sorunları ve çözüm önerilerini tartışarak  raporlara dönüştürdü.

Çalıştay raporları, Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi, Prof. Dr. Hasan Seçen ve Doç. Dr. Ali Alkan editörlüğünde  birleştirilerek ekleriyle birlikte 149 sayfalık  kitap haline getirildi.  Kimyagerler  Derneğinden  temin edilebilen kitabın PDF formatını okumak için TIKLAYINIZ.

“Herkese Bilim Teknoloji” 1 yaşında

 

İlk sayısı 1 Nisan 2016 tarihinde yayımlanan Herkese Bilim Teknoloji dergisi, 4 Nisan 2017 tarihinde 54. sayısını yayımladı. “Türkiye’nin Haftalık Bilim, Teknoloji, Kültür ve Eleştirel Düşünce Dergisi” spotuyla yayımlanan  derginin  yayın danışmanlığını bilim gazeteciliğinin  tanınmış ismi Orhan Bursalı yürütüyor. Orhan Bursalı,  54. sayıdaki yazısında Herkese Bilim Teknoloji’nin  ne anlama geldiğini şöyle ifade ediyor:

Bu ülke meselesidir. İnsan meselesidir. Yaratıcılığını dışa vurmak için yol ortam arayan insanımızın meselesidir. Halkın bilgi edinme hakkıdır. Temel meselelerimizi bilimsel düşünce ışığında tartışma hakkıdır! Dünyamızı biçimlendirecek gelişmeler hakkında tartışma, okuma, öğrenme konusudur. Bilimsel faaliyet, felsefe, sanat, bilim-teknoloji mühendisliği, düşünsel hayat ile birlikte, insanoğlunun en temel faaliyet alanıdır. Toplumu değiştiriyor, bilinçlerde sıçrama yapıyor.. Bilimsel düşünmeyi sistematik olarak içselleştirebildiğimiz ölçüde dünya ve ülkedeki olayları kavrama olanağımız artıyor ve tabii tartışarak bu olaylara müdahale etme olasılığımız da..”

Dergi hakkında daha fazla bilgi almak için TIKLAYINIZ.

 

Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Türkiye’de Hayvancılığın Yapısal Sorunlarını Anlattı

 

“…Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde sırasıyla Wisconsin Üniversitesi, İowa State Üniversitesi, Kanada Alberta Üniversitesi ve İsveç Ziraat Üniversitesi’nde post doktoralar yapan ve Romanya Bilim Kurulu’nda ve Amerika Daily Science Journal (Süt İnekçiliği Bilimsel Dergisi) editörler masasında görev alan, halen Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme Anabilim Dalı’nda akademisyenliğe devam ederken, Atateknokent’te ArGe çalışmalarını sürdüren ve danışmanlıklar vererek bilgi ve deneyimlerini çiftçilere her fırsatta aktarmayı hedefleyen Prof. Dr. Armağan Hayırlı ile Türkiye’de hayvancılığın yapısal sorunlarını konuştuk…”

28 Mart 2017 Tarihli TİCARET gazetesinin Prof. Dr. Armağan Hayırlı ile yaptığı söyleşiyi okumak için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Tuncel Özden’e son görev

 

“…Türkiye önemli bir bilim insanını kaybetti. Farmakogenetik alanında bugüne kadar önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Salih Tuncel Özden,  yaşamını yitirdi. Ankara Kocatepe Camii’nde düzenlenen ve bilim insanlarının akın ettiği törenin ardından Prof. Dr. Tuncel, son yolculuğuna uğurlandı…”

Üsküdar Haber Ajansı’nın haberinin  ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

 

 

Organic Communications 10 yaşında

adsiz_1

Editör Mektubu

Organic Communications, 2017, 10(1), i-ii.

hasan-secen

Hasan Seçen

Organic Communications Dergisi Baş Editörü

 

Değerli Meslektaşlar

Organic Communications, 2008’de yayın hayatına başladı, 10. cildinin ilk sayısında sizlerle olmaktan mutluluk duyuyoruz. Organic Communications, açık erişimli bir dergi  olarak yayın hayatına girdiğinde, açık erişim kavramı başlangıç aşamasındaydı. Organik kimya alanında yayınlanan açık erişimli dergilerin sayısı çok azdı. Daha sonraki yıllarda açık erişim dergileri çığ gibi büyüdü. Öte yandan, maalesef bu büyüme çok sağlıklı değildi. Science bilim muhabiri John Bohannon,  2013’de “Kim Korkar Hakem Değerlendirmesinden” başlıklı yazısında [1], bilimsel yayıncılıkla ilgili makale incelemelerindeki zayıflıkları ortaya koydu. Organic Communications, bu sorunu çok iyi bildiği için , en baştan hakem değerlendirmesi sürecini çok yüksek derecede hassas bir şekilde gerçekleştirdi.

Organic Communications  ailesi olarak, okuyucularımız, yazarlar ve hakemlerimizin  bize duyduğu güvenden gurur duyuyoruz. On yıl boyunca, yayın politikası olarak, eşdeğer hakem değerlendirmesi ilkesini takip ettik. Şimdiye kadar, farklı ülkelerden, farklı üniversiteler ve araştırma kurumlarından 143 makale yayınlandık. Bu sayı, bilimsel bir dergi için az görünse de, gönderilen makalelerin yaklaşık% 14’ünün yayın için kabul edildiğine dikkatinizi çekmek isteriz. Scifinder® kayıtlarına göre, dergide yayınlanmış makaleler için 450’den fazla atıf bulunmaktadır. Ayrıca, Google Scholar’daki yaklaşık 600 alıntı, dergimizde yayınlanan çalışmaların dünyanın bilim adamları tarafından takip edildiğini ve birçok üst düzey dergi tarafından değer verildiğini açıkça göstermektedir.

Dergimizde yayınlanan makalelerin coğrafi dağılımı, Hindistan, Türkiye, ABD, İsrail, Cezayir, Çin, Avrupa ülkeleri ve Japonya başta olmak üzere hemen hemen tüm kıtalardaki ülkeleri temsil etmektedir. Böylece, yaklaşık 20 farklı ülkenin araştırma kurumlarından makaleler yayınladık ve yayınlamaya devam edeceğiz. Organic Communications, yayın politikamızdaki çeşitlilik, yetki ve ciddiyet dikkate alınarak,  EBSCOhost, DOAJ, ProQuest, Google Akademik, Index Copernicus  ve Scopus veritabanları tarafından dizine eklenmiştir.

Birçok ülkede akademik yükseltme ve teşviklerin SCI-Expanded dergilerinde yayınlanan makalelere dayandığını biliyoruz ve bu amaçla Organic Communications  dergisinin SCI-Expanded tarafından dizine alınması için bütün gayretimizi gösteriyoruz. Bu bağlamda Thomson Reuters’e  başvuruda bulunduk ve yazarlarımızdan ilerlemeyi hızlandırmak için kaliteli çalışmalarını dergimize göndermelerini rica ediyoruz.

Organic Communications ‘un 10. yılında, daha etkili bir dergi için çalışıyoruz. Bu bağlamda, editör kurulumuza yeni katkılar yapılmış olup, öncü bilim insanlarının dikkatlerini dergimize çekmeye çalışmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.

Yayın standartlarımızı iyileştirmek için tüm yazarlarımızdan makalelerinin  yanında destek malzemeleri göndermelerini öneriyoruz. IR, UV, NMR, kütle ve HRMS spektrumlarını ve sentezlenen maddelerin yorumlanmasını sağlayarak, derginin  bilimsel seviyesini yükseltmeyi ve genç araştırmacılara geniş bir bilgi havuzu sağlamayı hedefliyoruz.

Son olarak, daha iyi makaleler dergilerin etki faktörünü nasıl artırırsa, daha etkili dergilerin de  daha iyi makaleleri  kendine  çektiğini belirtir; bu bağlamda, Organic Communications’a olan güven ve katkılarından ötürü hepinize en içten teşekkürlerimi sunmak isterim.

*********

[1] Bohannon, J. Who’s afraid of peer review. Science 2013, 342 (6154), 60-65.

Ekmek ve buğday hakkında doğrular

Resim: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ekmek

“Yiyeceklerinizi ilaçlarınız gibi yiyin! Aksi durumda, yiyeceğiniz olarak  ilaçlarınızı  yemek zorunda kalırsınız” diyor Hintli  işadamı Ratan Naval Tata.

Buğday ve  ekmek, insanoğlunun 12,000 yıldan beri  temel  gıdalarından biri oldu.  Bununla birlikte, artık çocuklarımız, atalarımızın yere düşen bir ekmek parçasını niçin saygıyla öpüp, ayak basmayacak bir yere kaldırdıklarını;  geçim sağlayan bir iş yerine niçin “ekmek kapısı” dendiğini, geçimini sağlamak için yapılan  uğraşıya niçin “ekmek kavgası” dendiğini, geçimi sağlayan kazanca niçin “ekmek parası” dendiğini, bir ailede geçimin sağlanmasına katılmayan tüketicilere niçin “ekmek düşmanı” dendiğini  bilmiyorlar.

Bazı kimseler de. hiç de uzmanlık alanları olmadığı halde, sürekli ekmek ve buğdayın aleyhine  konuşuyorlar ve  halkımızın  zihnini allak bullak  ediyorlar.

Prof. Dr. Hamit Köksel,  Hacettepe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü, Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı  öğretim üyesi; buğday ve ekmek üzerine otorite bir bilim insanı. Prof. Köksel,  TÜBİTAK tarafından desteklenen “Farklı Tahıl Unlarından Hazırlanan Ekmek Çeşitlerindeki Tahıl Türlerinin Tespiti İçin Yöntem Geliştirilmesi” konulu bir bilimsel araştırma projesinin yürütücülüğünü  yaptı.

Prof. Hamit Köksel’in  Buket Çetiner ve  Turgay Şanal ile birlikte hazırladıkları ve   ekmek ve buğday hakkında kamuoyunda tartışılan bütün konuları bilimsel literatürün ışığında ele aldıkları “Hububat Ürünleri Konusunda Yanıltıcı İddialar Ve Bilimsel Değerlendirmeler” başlıklı yazıyı okumak için  TIKLAYINIZ.

Yazıyı okumak için alternatif: LİNK-2.

Prof. Dr. Hamit Köksel’in “Ekmeğe Mektup”  başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

xxxxxxxx

…Türkiye’de genetiği değiştirilmiş buğday ve bundan üretilen ekmek dâhil hiçbir unlu mamul yoktur.

Fethiye Özberk, Alptekin Karagöz,  İrfan Özberk,  Ayhan Atlı’nın  “Buğday Genetik Kaynaklarından Yerel Ve Kültür Çeşitlerine; Türkiye’de Buğday Ve Ekmek” başlıklı  makalelerini okumak için TIKLAYINIZ.

 

Kimyasalların Serbest Dolaşımı Önlenmelidir

kimyager

“…Günümüzde her gün gelişen ve çeşitlenerek artan iletişim araçlarının, çok az eğitimli kişilerin bile silah, zehir, uyuşturucu ya da patlayıcı yapımına ait bilgilere kolaylıkla ulaşabilmelerini sağladığı belirtildi. Kimyagerler Derneği’nden yapılan açıklamada, “Toplum hayatını tehlikeye atan bu tür durumların devlet tarafından hazırlanacak gerekli yasa ve mevzuatlarla önlenmesi gerekir” denildi.”

Milliyet Gazetesinin haberini okumak için TIKLAYINIZ.