Aziz Sancar ile Bilim Üzerine Söyleşiler

Prof. Dr. Aziz Sancar. Görsel: http://www.wikipedia.org

Bilim sadece okumakla öğrenilmez, yapmakla öğrenilir

Özlem Yüzak ve Orhan Bursalı, 16 Ekim 2021 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan röportaj yazılarında, TÜBİTAK’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelerek TEKNOFEST’e katılan Prof. Dr. Aziz Sancar’la geçirdikleri yarım günü, sohbetlerini ve izlenimlerini anlatıyorlar:
“…ABD’den önce Özbekistan’a uçmuştu. Oradan da İstanbul’a. Özbekistan’a bu ilk gidişi değil. Bir dönem dünya bilimine oradaki toprakların damgasını vurmuş olması, Uluğbey Medresesi, Buhara, Semerkant… Hepsi gözlerini yaşartacak kadar heyecanlandırıyor onu….

“...Kendi dönemi ile şimdiki arasındaki farkı “Bilim sadece okumakla öğrenilmez, yapmakla öğrenilir. Biz okuyarak öğreniyorduk, şimdiki çocuklar deneyerek öğreniyorlar. Bu önemli” diye açıklıyor…


Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Liyakate dayanan bilim olmadıkça Türkiye asla ilerleyemez

Prof. Dr Aziz Sancar, Sultan Uçar‘la yaptığı ve 30 Eylül 2021 tarihli Sözcü gazetesi’ nde yayımlanan söyleşide bilim, bilim kültürü, bilim politikaları ve uygulamalar üzerine görüşlerini dile getirdi.

“…Politikacılar bilimin dışında kalsın, bilim insanları da politikaya karışmasın. Liyakata bağlı bilimsel destekleme yapılsın. Bilimsel desteklemeler, laboratuvar imkanları, iş imkanları, profesörlük unvanları vermek gibi işlerde, ‘akrabaymış, bir tanıdığın oğluymuş kızıymış gibi işleri bıraksınlar…”

… Beni bile, ‘Bir tanıdığın oğlu, kızı torpil yap’ diye arıyorlar. Bu devam ettikçe biz ilerleyemeyiz. Torpilsiz yani liyakate dayanan bilim olmadıkça Türkiye asla ilerleyemez. Liyakati çok büyük harflerle yazmalıyız. Liyakata dayanan bilim adamına saygı duyulmalı. Bilinçli ve çok güzel çalışıp üreten bilim insanları rahat bırakılmalı…”

Bilim, politika ve dinin farklı alanlar olduklarını ve her birinin diğerinin sınırlarına girmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sancar’ın Türkiye’nin bilimde başarı ve atılım gerçekleştirebilmesi için dikkate alınması gereken önemli konuları dile getirdiği röportajın tamamını okumak için TIKLAYINIZ.



H indeksi en yüksek 100 Türk Kimyacısı

Turkishtime dergisi tarafından 2017 yılında başlatılan “Bilime Yön Verenler” araştırma serisi kapsamında; bu yıl Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk  araştırması yayımlandı. Türkiye Bilimler Akademisi asli üyesi Prof. Dr. Adil Denizlinin moderatörlüğünde hazırlanan kitapta, kimya alanında araştırma yapan Türk bilim insanları, —Google Scholar veri tabanı verileri esas alınarak —en yüksek H-İndeksi değerlerine göre listeleniyor ve bu bilim insanlarının bilimsel özgeçmişleri ile kimya bilimine yaptıkları katkılar anlatılıyor.

Kitabın PDF formatına erişmek için TIKLAYINIZ.

Atatürk Üniversitesi’nden “5 Haziran Dünya Çevre Günü” Etkinliği

Atatürk Üniversitesi, toplumsal katkı  misyonu  çerçevesinde  ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde  geniş katılımlı bir panel  gerçekleştirdi.

Panel, Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma  Merkezi Müdürü  Prof. Dr. Zeynep Ceylan’ın  moderatörlüğünde 5 Haziran  2021 tarihinde youtube üzerinden  canlı yayınla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Zeynep Ceylan, küresel ve çevresel sorunlarla birlikte pandeminin toplum üzerindeki sarsıcı etkilerini de dikkate alarak, etkinliği bir kutlama programı olarak değil, çevre problemlerinin farkındalığına yönelik bir program olarak tertiplediklerini belirtti.

Atatürk Ünivesitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Bayrakçeken Yurtcan yaptığı açılış konuşmasında dünya nüfusunun artışı ile birlikte temel ihtiyaçların da  arttığını, buna cevap vermek isteyen teknolojilerin beraberinde küresel ısınma, atık  bertarafı, biyoçeşitliliğin azalması  gibi küresel boyutta çevre sorunları oluşturduğunu, bu nedenle çocukluk döneminden başlayarak her yaşta  çevre bilinci ve farkındalığının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen panelde yaptığı “Yeşil ve Çevre Dostu Şehir: Erzurum” konulu konuşmasında;  çevre ve sürdürülebilirliğe yönelik olarak ağaçlandırma, atık suların arıtılması, doğal gazın yaygınlaştırılması, belediye araçlarının elektrikli araçlara dönüştürülmesi, atık toplama, atıkların  metanlaştırılarak elektrik enerjisine dönüştürülmesi kapsamında Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin Erzurum merkez ve diğer ilçelerde yaptıkları  faaliyetleri anlattı. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çok sayıda proje hazırlıkları içinde olduklarını  da dile getiren  Mehmet Sekmen, bu  bağlamda Erzurum il sınırları içerisinde yaptıkları 400’e yakın su toplama göletleri ile su kaynaklarının kontrolüne yönelik faaliyetlerini  anlattı.

Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan,“Yerel Yönetimler ve Çevre” konulu konuşmasında,  insanın her etkinliğinin çevreyle ilişkili olduğunu, çevreyi korumak hususunda  kurumsal  çerçevede yapılacak proje ve faaliyetlerde en büyük rolün yerel yönetimlerde olduğunu dile getirerek  Aziziye Belediyesi olarak içme  suyu, israfın önlenmesi, kaynakların etkin kullanımı, sıfır atık  ve termal seracılık kapsamında yaptıkları çalışmaları  anlattı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine de değinen Orhan, ilçe olarak tamamen çevreci bir süreçle 35 megawattlık  bir güneş enerjisi santraline hayatiyet kazandırdıklarını ve ilçenin elektrik enerji tüketiminin bir kısmını buradan karşıladıklarını ifade etti.

Çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin konuşmaları ile sürdürülen panelde,  Prof. Dr. Nazım Ercüment Beyhunİş Çevresi ve Sağlık Etkileşimi”; Prof. Dr. Hasan Seçen Çevre ve Etik”, Doç. Dr. Ece Ümmü DEVECİ Üniversitemiz ve Atık Yönetimi”, Doç. Dr. Çağdaş GönenTüketim Alışkanlıklarımızın Çevreye Etkisi”, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Ekmekyapar Torun  “Yaşam Kaynağımız Su” konulu  konuşmalarını yaptılar.

Panel konuşmalarını dinlemek için TIKLAYINIZ:

https://www.youtube.com/watch?v=3ZSk3aSlmOs

Çevremizi de tükettik, kendimizi de…

Fotoğraflar: Türkiye gazetesi, 05.06.2021

“….1965 yılında biz n’apıyorduk sahi?
Ümraniye’deydik o zamanlar…
Enerjiyi kesinlikle israf etmiyorduk, elektrik yoktu zira.
Su telefi de mevzubahis değildi, musluklar ıslık çalardı açınca. Küçük büyük, evin bütün erkekleri suya gider, tulumba çekmekten avuçların nasır tutar. Galvaniz kovaların sapı tel gibi incedir, elini yarar. Bir de altı dar, üstü geniş değil mi? Çalkalandı mı üst baş sırılsıklam.
Eh bu su boşa akıtılır mı? Gıdım gıdım kullanılır. Belki de bu yüzden boşa yanan ampule, damlatan musluğa dayanamayız hâlâ…

İrfan Özfatura, insana ve insanın yüreğine dokunan özgün haber-yorum yazılarıyla tanınan bir yazar. Özfatura, “Dünya Çevre Günü” üzerine kaleme aldığı ve 5 Haziran 2021 tarihli Türkiye gazetesinde yayımlanan yazısında küresel ölçekte yaşanılan çevre tahribatını kendine has üslubu ile anlatıyor ve çılgın tüketim hırsı içinde her şeyi tahrip eden bugünün insanına 1960’lı yılların İstanbul’unda yaşadığı yoksul çocukluk günlerini yansıtan bir ayna tutuyor.

Yazıyı okumak için TIKLAYINIZ.

Salgına Karşı Yerli ve Milli Teknoloji Ürünleri Günlük Hayatımızda

Görsel: © wikimedia.org

TÜBİTAK‘ın Covid-19 salgını ile mücadeleye yönelik açtığı çağrı programları kapsamında desteklediği projeler ile çok sayıda Türk firması yurt içi ve yurt dışında satışa sunulan onlarca ürün geliştirdi. Bir çoğu günlük hayatımıza giren bu yerli ve milli teknoloji ürünleri; yoğun bakım cihazlarından tanı, maske, ilaç, dezenfeksiyon, kişisel koruyucu elbise, bilişim uygulamalarına kadar çeşitlilik arz ediyor.

Konuyla ilgili Sonat Bahar’ın 24 Nisan 20221 tarihli Sabah gazetesinde yayımlanan “Salgına karşı yerli ve milli teknoloji günlük hayatımızda” başlıklı haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ.

Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası

Doç. Dr. Mustafa Güzel. Resim: http://www.medipol.edu.tr

“…Bu yazıyı ele almadan önce şunu düşündüm: Türkiye’de artık yenilikçi ilaç veya “milli ilaç” diyebileceğimiz, bizim de bir ilacımız olabilir mi? Bunun için bir altyapı hazır mı? Yeterli derecede ilaç keşfinden tutun da Faz-I den Faz-III’e kadar ilaç keşif ve geliştirme çalışmaları yapabilecek kapasitede yeterli araştırmacı bilim insanı, akademisyen kaynağı ve donanımlı tesisler var mı? Ya da en azından bu tesisleri oluşturabilecek bir altyapı hazırlığı var mı? Yazımda bunlarla ilgili çalışmalara bakmak, detaylı verilere analiz etmek, ayrıca ilgili kurum ve kişilerin katkılarını ve son olarak bu konudaki şahsi düşüncelerimi aktarmak istiyorum.”

Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Güzel, organik kimya ve medisinal kimya alanlarında yaptığı çalışmaları ve başarılarıyla ulusal ve uluslarararası düzeyde tanınan bir bilim insanımız. Doç. Dr. Mustafa Güzel, “Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası” başlıklı yazısında uzun yıllardan beri içinde olduğu ilaç endüstrisindeki deneyimlerinin ışığında Türkiye’de ilaç geliştirme çalışmalarını ele alıyor. Doç. Dr. Mustafa Güzel’in yazılarını okumak için aşağıdaki linkleri TIKLAYINIZ

Türkiye’de yenilikçi ilaç için yol haritası : Link

Türkiye’de ilaç istismarı: Bonzai ile ölüme giden yol : Link

Statüko ve yerli ilaç üretimi: Link

2244 Sanayi doktorası için bursiyer adayı öğrenciler aranıyor

 

İstanbul Medipol Üniversitesi, TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı kapsamında desteklenen  projelerde  bursiyer olarak çalıştırmak  üzere doktora  öğrencileri arıyor. 

Proje konuları  ilaç geliştirmeye yönelik olup adayların Tıp, Eczacılık, Biyomühendislik, Biyomedikal Mühendisliği, Kimya, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Biyokimya lisans mezunu olması gerekmektedir.

Kontenjan : 5 bursiyer

Burs miktarı : 4500 TL/ay   

Başvuru  Adresi: Doç. Dr. Mustafa GÜZEL: mguzel@medipol.edu.tr 

Ayrıntılı bilgi  ekli WORD dosyasındadır. Ayrntıları okumak için TIKLAYINIZ: MG-PhD Flier-2021

 

Covid-19 Platformu Aşı ve İlaç Çalışmaları

“…Koronavirüste mart ayında faz-3 çalışmalarının tamamlanması için yoğun çaba sarf edilen yerli aşılarımıza dair kritik bilgilere ulaşıldı. Kayseri’de geliştirilen yerli aşı Nisan için gün sayarken, farklı teknikleriyle dünyaya örnek olacak 7 yenilikçi aşıda da çalışmalar hızlandı.”

“…TÜBİTAK Kovid-19 Platformu’ndaki 436 bilim insanının sürdürdüğü projeler Türkiye’nin yüz akı olacak. İlaç çalışmaları, virüsü yenilikçi çözümlerle yok etmeyi hedefliyor. Kovid-19 geçirenlerden alınan antikorların geliştirilmesiyle yapılacak ilaç projesi en dikkat çekeni...”

Mustafa Sait Özkan, 1-2 Şubat 2021 tarihli Sabah gazetesinde yayımlanan haberinde TÜBİTAK Kovid-19 Platformunda yer alan araştırma grupları ve projelerini anlatıyor.

Aşı çalışmaları haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ :  Yerli koronavirüs aşısında müthiş yöntem: Virüsün karşısına dublör çıkaracak

İlaç çalışmaları haberinin ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ : Virüse özgün antikor vuruşu

Prof. Dr. Yavuz Taşkesenligil’den açık eğitim materyalleri

 

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Yavuz Taşkesenligil, lisans eğitimini Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü’nde; Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Kimya bilim dalında organik kimya alanında yaptı. Prof. Taşkesenligil, uzun yıllar boyunca hem kimya bilim alanında, hem de eğitim bilim alanında araştırmalar yaptı ve dersler verdi. Kimya Bilimi ve Kimya Eğitimi alanlarında akademik çalışmaları yanında, kavramsal bilim öğretiminde çok başarılı eğitimci kişiliğiyle tanınan Prof. Taşkesenligil, eğitim amaçlı olarak hazırladığı ve son derece etkileyici görsellerle zenginleştirdiği Organik Kimya I-II dersi slayt sunumları ile Organik Kimya Laboratuvarı I -II ders notlarını açık ders materyali olarak http://yavuztaskesenligil.com/ sitesinden bilim topluluğunun istifadesine sundu.

Ders notlarına ulaşmak için TIKLAYINIZ

Prof. Dr. Yusuf Yağcı’dan “Bilimde Başarı” konulu konferans

Türkiye Kimya Derneği ve Genç Kimyacılar Platformu07 Kasım 2020 cumartesi günü saat:13:00‘da, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı‘nın konuşmacı olarak yer alacağı; “Bilimde Başarı: Öngörülemeyen Uzun Bir Yol” konulu çevrimiçi bir konferans düzenledi. Konferans ücretsiz olup, isteyenlere katılım sertifikasının e-posta ile gönderileceği bildirilmiştir.

Konferansa katılım için aşağıdaki linkten kayıt yaptırılması gerekmektedir.

https://us02web.zoom.us/webinar/register/WN_rmEm5lR0T8qLLnTRqiidJg

Bilişsel süper güç : Dostluk ve İşbirliği

Görsel : http://www.wikimedia.org

 

İnsanı yeryüzünde diğer canlılara karşı üstün yapan  en önemli özelliklerinden biri insanların kendi aralarında geliştirdikleri dostluk ve işbirlikleridir.

“…Diğer insanlarla, hatta yabancılarla, birlikte çalışma konusunda uzmanız. Hiç tanışmadığımız biriyle ortak bir hedef hakkında iletişim kurabilir ve bunu başarmak için birlikte çalışabiliriz…”

Özlem Yüzak’ın  konuyla ilgili  yazısını 11 Eylül 2020 tarihli Herkese Bilim ve Teknoloji dergisinde okuyabilirsiniz.

Bir hekimin korona gözlemleri ve uyarıları

Görsel: http://www.wikipedia.org

Rahim Er,  27 Ağustos 2020 tarihli Türkiye  gazetesindeki İmza isimli köşesinde “Halbuki Bugün Başka Bir Yazı Yazacaktım” başlıklı bir yazı yayımladı.  Bir doktorun korona gözlemlerini ve çok ciddi uyarılarını içeren bu yazıda bir korona hastasının  yalnızlığı ve acıları dramatize ediliyor ve yurttaş olarak  tavsiye edilen kurallara uymamızın niçin gerekli olduğu anlatılıyor:

“…Böyle bir paylaşım yapmak istemezdim ama sanırım tam zamanı. Gidiyormuş gibi algılanan korona, gümbür gümbür geliyor. Dikkatli olun. İşin kötüsü, hastalığınızda naz yapabileceğiniz, bir yudum su verecek hayat arkadaşınız, çocuğunuz ve candan bir akrabanız da yanınızda olamayacak.

Daha nasıl anlatılır bilemedim?
Gözlerinizi kapatın, ağır bir hastalık ânınızı düşünün, hani bütün kaslarınızın ağrıyıp kemiklerinizin sızladığı bir hastalığınızı. İnsanın saçının ucu ağrır mı, saçlarınızın ucu bile sanki ağrıyor; saçlı derinizin, başınızın ağrısından bahsetmiyorum bile!…”
Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ.

Salda Gölü ile Mars Jezero Kraterinin benzerlikleri

Fotoğraf : https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/aa/Saldives_Reflection.jpg

 

İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nurgül Çelik Balcı‘nın Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 13 Ağustos 2020 tarihli sayısında  yayımlanan “Jezero Krateri’ndeki (Mars) yaşam arayışında Salda Gölü’nün önemi” yazıda Salda Gölü ile Mars Jezero Krateri arasındaki  benzerlikler ele alınıyor.

“… Mars’ta Jezero Krateri’ndeki yaşam arayışında Salda Gölü’nün önemi neden büyük? İkisi arasında benzer mikrobiyal işaretlerin varlığı tartışılıyor. Ülkemiz ve tüm dünya için öncelikli korunması gereken Salda Gölü, bizleri zamanda yolculuğa çıkararak 4 milyar yıl önceki Jezero Krateri’nin kenarına taşıyabilir. Salda Gölü sayesinde insanoğlunun merak ettiği en gizemli soruların cevabına ulaşmak için kapılar aralanıyor diyebiliriz.”

Prof. Dr. Nurgül Çelik Balcı‘nın yazısı hakkında daha  ayrıntılı bilgi edinmek için  aşağıdaki linki TIKLAYINIZ:

NASA: Salda Gölü, Mars Jezero Kraterine benzer yapıların bulunduğu dünyadaki tek göldür.

Akademisyenler ve Görsel Medya

İnönü Üniversitesi önceki rektörlerinden Prof. Dr. Cemil Çelik, 7 Ağustos 2020 tarihli Karar gazetesinin Görüşler sayfasında yayımlanan yazısında olgunluk yaşına gelmiş, kendi bilim alanında etkili  araştırmalarla değerli katkılarda bulunmuş, lisans, yüksek lisans, doktora düzeyinde çok sayıda öğrenci yetiştirmiş bilim insanlarının önemli bir görevinin de bilimi topluma anlatmak;  toplumun “bilim toplumu”na dönüşmesine katkıda bulunmak olduğunu dile getiriyor.

Profesör Çelik,  akademik etiketleri ile sosyal medyada her konuda sürekli konuşan ve yazan ” görsel medya akademisyenleri” olarak isimlendirdiği  akademisyenleri ise şiddetle  eleştiriyor ve bu insanların kendilerini ve savundukları fikirleri itibarsızlaştırdıklarını  söylüyor.

Prof. Dr. Cemil Çelik’in “Görsel medya akademisyenliği yeni bir bilim alanı mı?” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

HBT, KLİMİK uzmanlarına Koronavirüs’ü sordu

Herkese Bilim ve Teknoloji dergisi, 13 Mart 2018 tarihli 207.  sayısında Sağlık Bakanlığı nezdinde koronavirüsle mücadele amacıyla oluşturulan “görev gücü” içinde yer alan Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği yöneticileri Prof. Dr. Serap Şimşek-Yavuz, Prof. Dr. Alpay Azap,  Prof. Dr. Önder Ergönül’e COVID-19 salgınının ülkemiz ve dünyadaki seyriyle ilgili sorular yöneltti.

Sağlık altyapısı yönünden Türkiye’nin  pek çok ülkeden daha iyi durumda olduğunu belirten uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için hükümetlerin  alması gereken önlemlerin yanında , toplumdaki her bir bireyin kendi üzerine düşenleri yapması, özellikle el hijyeni ve solunum hijyeni önlemlerini çok sıkı uygulaması ve çevresindekileri de bu konuda eğitmesi, uyarması gerektiğini  söylediler.

Röportajın ayrıntısını okumak için TIKLAYINIZ .

Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve İnfensiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) kurumsal web sayfası için TIKLAYINIZ.

KLİMİK’in Koronavirüs’le ilgili sayfaları için TIKLAYINIZ.

Bilim Kahramanları Derneği 2019 yılı ödül başvuruları

 

 

Bilim Kahramanları Derneği; temel bilimler ve mühendislik alanlarına katkılarda bulunmuş,  bu alanların gelişmesi ve görünürlüğünün artırılmasında öncü çalışmalar yapmış ve 31 Aralık 2019 tarihinde 38 yaşını doldurmamış genç  bilim insanlarına “2019 yılı- Yılın Bilim İnsanı ödülü” vereceğini açıkladı.

16 Şubat 2020  tarihinde aday başvurularının sona erecek olduğu ödüller hakkında  daha ileri bilgi için TIKLAYINIZ. 

Prof. Dr. Metin Balcı’nın Otobiyografisi

Prof. Dr. Metin Balcı,  TÜBA Şeref Üyesi; TÜBİTAK Bilim Ödülü, Kültür Bakanlığı Bilgi Çağı Bilim Ödülü gibi çok sayıda bilim ve araştırma ödülü sahibi, kimya alanında uluslar arası tanınırlığı olan ülkemizin seçkin bir bilim insanı.

Metin Balcı, Lise öğrenimini takiben yüksek öğrenim için gittiği Almanya’da Köln Üniversitesinde kimya öğrenimini doktora derecesi ile tamamladıktan sonra Almanya ve ABD’de farklı üniversitelerde doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı.  1980-1997 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünde, 1997-2015 yılları arasında da ODTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2015 yılında yaş haddi nedeniyle öğretim üyeliğinden   emekli olan  Prof. Dr. Metin Balcı, 35 yıllık öğretim üyeliği döneminde  tez danışmanı olarak yaptırdığı 90’ın üstünde yüksek lisans/doktora  tez çalışması ile  kimya alanında ülkemize çok sayıda bilim insanı ve araştırmacı yetiştirdi.

Ülkemizde mekanistik  organik kimya ve NMR spektroskopisinin öğretilmesi ve yerleşmesi yanında  Ulusal Kimya Kongrelerinin başlatılması ve sürdürülmesinde  öncü bir bilim insanı olan Prof. Dr. Metin Balcı, Atatürk Üniversitesi’nde  10 yıla yakın süre yürüttüğü Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü döneminde de  enstitü bünyesinde gerçekleştirdiği yapısal  dönüşümlerle farklı alanlarda bir çok bilim insanın yetişmesine katkıda bulundu.

Öğrencilerinin gözünde her zaman rol model bir hoca olmayı başarmış bir bilim insanı olan Prof. Dr. Metin Balcı, “Doğudan Yükselen Bilim” kitabında kendi hayat hikayesini  kaleme aldı. Kitabı Türkiye Bilimler Akademisi yayınladı.

Türkiye Bilimler Akademisi önceki başkanlarından Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, kitabın giriş kısmında  Prof. Dr. Metin Balcı ve “Doğudan Yükselen Bilim” kitabı hakkında şunları yazıyor:

“...Akademi Şeref Üyemiz Prof. Dr. Metin Balcı’nın yaşam öyküsü, önsözlerinde belirttikleri gibi, Türk bilim insanlarının azmettiklerinde, ülkemizde de uluslararası başarılara imza ata­bileceklerini göstermek bakımından özel bir değere sahiptir. Metin Hoca, özellikle Atatürk Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesinde Türkiye’mizin bugününe kıyasla oldukça elverişsiz koşullarda, şikâyetle yetinerek yoksunlukları kabullenmek ve onlara teslim olmak yerine, gerekli şartlan oluşturmak için elinden gelen azami gayreti de göstererek, uluslara­rası düzeyde nitelik ve etkiye sahip araştırma ve yayınlar ile eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Hoca’mızın Almanya, ABD ve Türkiye’yi kapsayan uzun eğitim ve çalışma hayatı boyunca; azim, çalışkanlık ve üretkenlik yanında, ülkesine bağlılık, dürüstlük, açık sözlülük, bilim ve ahlâk ilkelerine bağlılık gibi, her bilim insanının sahip olması gereken nite­likler konusunda gösterdiği performans da, takdire şayandır.

“Doğudan Yükselen Bilim” kitabının, Türk bilim hayatı ve Türkiye’nin dünü ve bugü­nü, değişenler ve değişmeyenler, bilim insanları ve kuruluşlanın nitelik ve performansının geliştirilmesi için yapılabilecekler konusunda içerdiği bilgi, görüş ve öneriler nedeniyle de önemli ve değerli olduğunu düşünüyorum.”  [1]

[1] Metin Balcı, Doğudan Yükselen Bilim, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara, 2019, s.viii.

Kitabın PDF versiyonunu okumak için TIKLAYINIZ.

Markovnikov Kuralı’nın Keşfinin 150. Yılı

Vladimir Markovnikov, Rus Kimyager, (1838-1904).

(Resim: https://www.wikizero.com/tr/Dosya:VladimirMarkovnikov.jpg)

1869’da ünlü Rus Kimyageri Vladimir Markovnikov tarafından formüle edilen “Markovnikov Kuralı“nın keşfinin 150. yılı anısına Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi ve Kazan Devlet Üniversitesi’nin organize ettiği Markovnikov Organik Kimya Kongresi‘nin ilk bölümü 21 Haziran 2019’da Moskova’da; ana bölümü ise 24-28 Haziran 2019 tarihlerinde Kazan’da gerçekleştirildi.

Dünyanın dört bir yanından gelen  117 seçkin davetli konuşmacı ve 400’den fazla bilim insanının katıldığı kongreye ülkemizden ODTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü emekli öğretim üyelerinden TÜBA Şeref Üyesi  Prof Dr. Metin Balcı çağrılı konuşmacı olarak katıldı.

Markovnikov’un laboratuvarının da yer aldığı aşağıdaki fotoğraflar Prof. Dr. Metin Balcı tarafından çekilmiş olup bu web sayfasında kendisinin izniyle yayınlanmaktadır. Bu vesileyle  değerli Hocam Prof. Dr. Metin Balcı‘ya içten teşekkürlerimi sunarım. H.Seçen

 

Moskova Devlet Üniversitesi (Fotoğraf: Metin Balcı)

 

 

 

 

 

 

Türkiye Bir Büyük Değerini Kaybetti

Prof. Dr. Kemal Karpat (1923-2019)

 

“…Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat, 96 yaşında ABD’nin Winconsin eyaletinde hayatını kaybetti.

21 Şubat 2019 Tarihli Anadolu Ajansının “Tarihçi Kemal Karpat ABD’de vefat etti” başlıklı haberini okumak için TIKLAYINIZ.

İsmail Küçükkılınç’ın 22 Şubat 2019 tarihli Karar gazetesinde yayımlanan “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Taha Akyol’un 24 Şubat 2019 tarihli  Karar gazetesinde yayımlanan “Bir çınar devrildi: Kemal Karpat” başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Fatma Barbarosoğlu’nun 24 Şubat 2019 tarihli Star gazetesinde yayımlanan  “Kemal Karpat ve ölümün eşitlediği bizler...”  başlıklı yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

Prof. Dr. Kemal Karpat’ın Türkiye’de yayımlanmış kitapları için  TIKLAYINIZ.

 

 

 

Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’nın ardından

Türkiye, İslam bilim tarihi alanında dünyaca ünlü  otorite bir bilim insanı olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’i kaybetti.

…………..

Prof. Dr. Özcan Hıdır, 2 Temmuz 2018 tarihinde Anadolu Ajansı web sayfasında yayımlanan “İslam Bilim Tarihine Adanmış Ömür: Fuat Sezgin” başlıklı analiz makalesinde Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bilim tarihine yaptığı özgün katkıları dile getiriyor,”…Onun en önemli özelliği, modern-post modern bilim paradigması içindeki Müslümanların “bilim üretmedikleri/üretemeyecekleri” yaftasını, tarihi kayıtlar, somut örnekler üzerinden kıran ve üstelik bunu 40 yıl görev yaptığı Frankfurt Goethe Enstitüsü vasıtasıyla bütün dünyaya ilan eden örnek bir bilim insanı olmasıdır. “Karanlık çağ” olarak adlandırılan dönemin aslında Müslümanlar açısından “aydınlık çağ” olduğunu, ortaya koyduğu bilimsel keşiflerle somutlaştıran ve böylece İslam’ın ve Anadolu’nun medeniyet perspektifini dünyaya yansıtan az sayıdaki İslam bilimcilerimizden biridir.” diyor. Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………..

Orhan Bursalı, 2 Temmuz 2018 Tarihli Cumhuriyet  gazetesinde yayımlanan “Büyük İslam bilim tarihçisi Fuat Hoca’yı uğurlarken” başlıklı yazısında, “…Fuat hoca, Batı biliminin bugünkü düzeyine ulaşmasında, hep göz ardı edilen İslam’ın katkılarını gün ışığına çıkardı ve bu çalışmaları geniş kabul gördü. Hoca, aynı zamanda, İslam bilimcilerin teknolojik katkılarının birebir örneklerinin yapılmasını da sağladı, bu şekilde 800 kadar 3 boyutlu bilim ve teknoloji katkılarını anlatan asıllarına uygun objeler yarattı. Bunlardan bir kısmı Gülhane Parkı’ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nde sergileniyor. 2008’de açılan müzede 570 kadar obje sergileniyordu.” diyor. Orhan Bursalı’nın yazısını okumak için TIKLAYINIZ.

…………….

Prof. Dr. Ömer Özsoy, 4 Temmuz 2018 tarihli Karar gazetesinin Görüşler sayfasında  yayınlanan  “Fuat Sezgin Hoca’nın ardından” başlıklı  yazısında, Hoca’yı farklı yönleriyle ele alıyor “…Onun hareket noktasını, pür ilmî faaliyetin kültürel ve dinsel kimlikleri aşan bir karaktere sahip evrensel nitelikli bir bayrak yarışı olduğu ve hangi milletten olursa olsun ilim ehlinin tek bir aile olduğu temel kabulleri teşkil ediyordu. Tam da bu nedenle Ortaçağ ve sonrasında İslam düşmanlığı veya bilimsel yetersizlik gibi marazi saiklerle Müslümanların ilmî başarılarının üstünün örtüldüğünü deşifre ediyor ve bilim tarihçileri arasındaki Müslüman düşmanı kültüralizme karşı mücadele veriyordu.” tespitini yapıyor. Prof. Dr. Ömer Özsoy’un yazısını okumak için TIKLAYINIZ.